Dakikalar içinde yatırım hesabınızı açın
Gedik Yatırım Mobil
Küresel piyasalarda jeopolitik riskler ve enerji arzına ilişkin endişeler gündemdeki yerini koruyor. Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, Basra Körfezi çevresinde petrol taşımacılığı yapan gemilerin hedef alınması ve ABD - İran hattındaki gerilimin sürmesi, enerji piyasalarındaki arz endişelerini artırıyor.
Brent petrol geçen hafta yükselişini sürdürerek cuma günü 110 doların üzerindeki seviyeleri test etti. Avrupa'da doğal gaz fiyatlarının 2022'den bu yana ilk kez 90 euroyu aşması ve kış öncesinde depolardaki doluluk oranlarının düşük seyretmesi de enerji maliyetlerine ilişkin riskleri artırıyor. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükselişin üretim ve taşımacılık maliyetleri üzerinden küresel enflasyona yansıma ihtimali, piyasaların yakından izlediği temel konular arasında yer alıyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik daha ileri adımlar atılabileceğine ilişkin açıklamaları ve İran'ın savaşın ABD'ye fayda sağlamayacağı yönündeki mesajları, iki ülke arasındaki gerilimin sürdüğünü gösteriyor. ABD'deki 3 Kasım seçimlerinin ardından karşılıklı saldırıların yeniden başlaması enerji arzına yönelik endişeleri artırabilir. Buna karşılık diplomatik temasların hız kazanması ve uzlaşma yönünde ilerleme sağlanması petrol fiyatlarında geri çekilmeye alan açabilir.
Rusya-Ukrayna cephesinde ise Rusya Devlet Başkanı Putin'in kalıcı bir barış anlaşmasına hazır olduklarını açıklaması ve Trump'ın savaşın sona erdirilmesine yönelik çağrıları diplomatik çözüm ihtimalini gündemde tutuyor. Ancak mevcut tabloda enerji fiyatlarının ana belirleyicisi, Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi çevresindeki gelişmeler olmaya devam ediyor.
ABD'de devam eden bilanço sezonu da küresel risk iştahı açısından önem taşıyor. Meta'nın finansal sonuçları beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine rağmen yapay zekâ yatırımlarına yönelik harcama beklentilerinin hisse üzerinde baskı oluşturması, yatırımcıların şirketlerin büyüme potansiyelinin yanı sıra bu yatırımların kârlılığa dönüşümünü de izlediğini gösteriyor. Büyük teknoloji şirketlerinin finansal sonuçları ve yatırım bütçelerine ilişkin açıklamaları, önümüzdeki dönemde küresel hisse senedi piyasalarının seyri üzerinde etkili olacaktır.
Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) 29 Ekim Perşembe günü gerçekleştireceği toplantıda faiz oranlarını sabit tutması bekleniyor. Haziran ve eylül ayındaki faiz artışlarının ardından bankanın sonraki adımları, enerji maliyetlerinin enflasyon üzerindeki etkisine bağlı olarak şekillenecek. ECB Yönetim Konseyi üyesi Martins Kazaks'ın enflasyonun yüksek seyretmesi durumunda faizlerin daha da yükseltilebileceğine ilişkin açıklaması, ilave sıkılaştırma ihtimalinin gündemde kaldığını gösteriyor. Bu nedenle ekim toplantısında değişiklik beklenmese de enerji fiyatlarının yüksek kalması durumunda aralık ayında yeni bir faiz artışı gündeme gelebilir.
Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) 29-30 Ekim'deki toplantısında ise faizlerin sabit tutulması bekleniyor. Japonya'da çekirdek enflasyonun eylül ayında yıllık yüzde 2,1'e yükselerek yılın en yüksek seviyesine ulaşması, fiyat baskılarının sürdüğünü gösteriyor. BoJ'un eylül ayında politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 1,25'e yükseltmesinin ardından, ilerleyen dönemde kademeli faiz artışlarını sürdürmesi bekleniyor.
Ek olarak İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) 5 Kasım'daki toplantısı öncesinde enflasyon verileri yakından takip edildi. İngiltere'de de eylül ayı enflasyonunun beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, faiz artışı ihtimaline ilişkin fiyatlamaları güçlendirdi.
Genel olarak büyük merkez bankalarının enflasyon risklerine karşı temkinli duruşlarını koruduğu bir dönemden geçiyoruz. Enerji fiyatlarının yüksek seyri, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği beklentisini güçlendirirken emtialar ve hisse piyasaları üzerinde baskı oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmelerin yanı sıra istihdam ve enflasyon verileri, para politikası kararları ve küresel risk iştahı açısından belirleyici olacak.
Yurt içinde yatırım fonlarının tasfiye sürecine ilişkin gelişmeler geçen hafta da yakından izlenmeye devam edildi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in açıklamalarında yatırımcı haklarının korunması ve sermaye piyasalarında güvenin yeniden tesis edilmesine yönelik mesajlar öne çıktı. Şimşek, fon rehberinin önemli bir adım olduğunu ve şeffaflığın arttığını ifade etti. Bu adımın önemli ama tek başında yeterli olmadığını belirtirken, daha ileri düzenlemeleri çalıştıklarını söyledi.
Tasfiyeye karar verilen fonlara ilişkin kanun teklifi, 14 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edilmesinin ardından 22 Ekim'de TBMM Genel Kurulu'ndan geçti. Böylece tasfiye işlemlerinin yürütülmesi ve yatırımcı alacaklarının karşılanmasına yönelik hukuki çerçevenin oluşturulmasında önemli bir aşama kaydedildi. Düzenleme kapsamında fon varlıklarından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması, sorumlulardan tahsilat yapılması ve elde edilen tutarların fon pay sahiplerine ödenmesine ilişkin usul ve esaslar belirleniyor.
Sürecin adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi hedeflenirken, yatırımcıların alacaklarının ne ölçüde karşılanabileceği geri kazanılacak varlıkların büyüklüğüne bağlı olmaya devam ediyor. Atılan adımları, sürecin daha öngörülebilir bir zemine taşınması ve piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesi bakımından olumlu değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde ara ödemelerin takvimi, geri kazanılabilecek varlıkların miktarı ve düzenlemenin uygulamadaki etkinliği yakından takip edilecektir. Fon Koordinasyon Kurulu'nun yedinci toplantısının ardından tasfiye sürecinin başından bu yana 84 fonun tasfiyesinin tamamlandığı, 55 bin 755 hesaba toplam 49,7 milyar TL ödeme yapıldığı ve tasfiye sürecinde kalan fon sayısının 47 olduğu açıklandı.
Yurt içinde geçen haftanın önemli gündem maddelerinden biri de Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 22 Ekim tarihli Para Politikası Kurulu toplantısı oldu. TCMB, beklentimizle ve piyasadaki ağırlıklı görüşle uyumlu olarak politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37'den yüzde 36'ya çekti. Böylece ocak ayından bu yana ilk faiz indirimi gerçekleştirildi.
Karar metninde "adımların büyüklüğü ve zamanlaması" vurgusunun öne çıkmasını, TCMB'nin bir faiz indirim döngüsüne girdiğine yönelik sinyal olarak değerlendiriyoruz. Bununla birlikte, adımların enflasyon görünümüne bağlı ve ihtiyatlı biçimde belirleneceğinin belirtilmesi, bankanın temkinli duruşunu koruduğunu gösteriyor. Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda para politikasının sıkılaştırılabileceğine ilişkin ifadenin korunması da bu yaklaşımı destekliyor.
TCMB, iç talepteki zayıf seyre ve arz şoklarının yurt içi fiyatlara yansımasının sınırlı kalmasına dikkat çekerken yüksek enerji fiyatlarının enflasyon görünümü üzerindeki yukarı yönlü risk oluşturduğunu vurguladı. Faiz indirimlerinin devamı büyük ölçüde enerji fiyatlarının seyrine ve enflasyondaki düşüşün kalıcılığına bağlı olacak. Petrol fiyatlarının 2027'nin ilk yarısında 80-90 dolar aralığında dengelendiği baz senaryomuzda politika faizinin yıl sonunda yüzde 35 civarında tamamlaması ve 2027'nin ilk yarısında indirimlerin devam etmesi mümkün görünüyor.
Buna karşılık petrolün 100 doların üzerinde kalıcılaşması, enflasyon baskısını artırarak faiz indirimleri için mevcut alanı önemli ölçüde daraltabilir. Önümüzdeki dönemde indirimlerin hızı konusunda enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları, iç talep ve özellikle enerji maliyetleri belirleyici olmaya devam edecektir.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.
Yeni Haftanın Hisseleri & Beklentileri | 29 Haziran 2026