Haftalık Bülten : 19 - 23 Ekim

Haftalık Bülten : 19 - 23 Ekim

Yayınlanma Tarihi: 19.10.2026

Jeopolitik riskler ve enerji fiyatları gündemdeki yerini koruyor

Küresel piyasalarda haftaya, ABD Başkanı Donald Trump'ın Rusya ve Ukrayna'nın enerji altyapılarına yönelik saldırıları durduracak bir ateşkes üzerinde anlaştığı yönündeki açıklamasıyla başladık. Rusya'nın dizel ihracat yasağını kısmen kaldırarak ilk aşamada 500 bin ton dizeli dünya piyasalarına sunması da arzı destekleyebilecek bir gelişme olarak öne çıktı.

Ancak Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Rus petrol rafinerilerine yönelik saldırıları yeniden başlatacaklarını açıklaması ve 15 Ekim'de Rusya'da bir rafinerinin hedef alınması, enerji ateşkesi beklentilerinin korunamadığını gösterdi. Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, Hürmüz Boğazı'nda tankerlerin hedef alınması ve ABD-İran hattındaki gerilimin sürmesi de enerji piyasalarındaki riskleri canlı tutuyor.

Brent petrol hafta boyunca 100 doların üzerinde seyrederken 105 dolar seviyelerini test etti. Rusya'nın dizel arzını artırmaya yönelik adımı ve stok salımı beklentileri rahatlama sağlayabilecek olsa da jeopolitik belirsizlikler enerji fiyatlarında kalıcı bir düşüşün önünde engel oluşturuyor.

Uluslararası Enerji Ajansı'nın dizel arzına ilişkin uyarıları, motorin ve diğer yakıtlarda önümüzdeki yıl da sıkışıklık yaşanabileceğine işaret ediyor. Avrupa'daki doğal gaz depolarının düşük doluluk oranları da kış öncesinde enerji maliyetlerine ilişkin riskleri artırıyor. Yüksek enerji fiyatları üretim ve taşımacılık maliyetleri üzerinden küresel enflasyonu besleyebilir.

3 Kasım'daki ABD ara seçimlerinin ardından Washington'ın İran politikasında izleyeceği yol da yakından takip edilecek. Diplomatik temasların hızlanması veya askeri seçeneklerin yeniden gündeme gelmesi enerji fiyatları açısından belirleyici olabilir. Trump'ın İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin verilmeyeceği yönündeki açıklaması, gerilimin sona ermediğini gösteriyor.

Bu çerçevede jeopolitik risklerin ve enerji maliyetlerinin yüksek seyri, önümüzdeki dönemde küresel enflasyon görünümü ve merkez bankalarının para politikaları açısından temel risk unsurları arasında kalmaya devam edecek.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

ABD’de enflasyon verileri beklentilerin üzerinde gerçekleşti

ABD’de eylül ayında tüketici fiyatları aylık yüzde 0,6 artarken yıllık enflasyon yüzde 3,7’ye yükseldi. Yıllık rakamın yüzde 3,6’lık beklentiyi aşmasının yanı sıra çekirdek TÜFE’nin aylık yüzde 0,3 artarak yüzde 0,2’lik beklentinin üzerinde gerçekleşmesi de dikkat çekti. Çekirdek enflasyonun yıllık yüzde 2,6’ya yükselmesi, enerji fiyatlarından arındırılmış göstergelerde de baskıların sürdüğünü ortaya koydu. Artan akaryakıt maliyetleri manşet enflasyondaki yükselişin önemli nedenleri arasında yer aldı.

Perşembe günü açıklanan üretici fiyat endeksi ise daha olumsuz bir görünüm ortaya koydu. ÜFE eylül ayında aylık yüzde 1,3 artarak yüzde 0,6’lık beklentinin iki katından fazla yükseldi; yıllık artış da yüzde 6,3’e çıkarak dört yılı aşkın sürenin en yüksek seviyesine ulaştı. Enerji maliyetlerinin üretici fiyatlarına yansıması, enflasyonist baskıların tüketici tarafıyla sınırlı kalmadığını gösteriyor. Üretim ve taşımacılık maliyetlerindeki artışların nihai fiyatlara yansıma ihtimali de yakından izlenecek.

Yüksek enflasyon verilerine rağmen dolar endeksi belirgin güçlenmezken ABD tahvil faizlerinde kalıcı bir yükseliş görülmedi. Fed üyelerinin açıklamaları fiyatlamada etkili oldu. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee daha fazla veri görmek istediklerini belirtirken San Francisco Fed Başkanı Mary Daly faiz artışı için acele edilmemesi gerektiğini söyledi. Fed Başkanı Kevin Warsh da 28 Ekim toplantısına ilişkin belirgin bir faiz sinyali vermedi. Ekonomik aktivitenin gücünü koruduğunu belirten Warsh’ın enflasyon konusunda yönlendirmeden kaçınması, kısa vadede bekle-gör yaklaşımının sürebileceği beklentisini destekledi.

Piyasalar ekim toplantısında faizin sabit tutulmasına yüzde 80’in üzerinde olasılık tanırken aralık ayında faiz artışı ihtimalini yüzde 90’ın üzerinde değerlendiriyor. Bununla birlikte yüksek enflasyon ve enerji maliyetleri, Fed’in daha sıkı bir para politikası izleme riskini gündemde tutuyor. Önümüzdeki dönemde yalnızca enflasyon verilerinin seviyesi değil, fiyat artışlarının ne ölçüde genele yayıldığı ve enerji maliyetlerinin temel enflasyon üzerindeki etkisi de önem taşıyacak. Yüksek enflasyonun merkez bankalarını daha uzun süre sıkı para politikası izlemeye yöneltmesi, küresel tahvil faizleri ve riskli varlıkların değerlemeleri üzerinde baskı oluşturabilecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

Yurt içinde fon tasfiyesi ve MSCI uyarıları takip ediliyor

Yatırım fonlarının tasfiye sürecine ilişkin kanun teklifi, 14 Ekim'de TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Teklifin önümüzdeki dönemde TBMM Genel Kurulu'nda ele alınması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 16 Ekim'de fon sorununun kontrol altına alındığını ve tasfiye kapsamındaki fonlarda yatırımcılara yönelik ödemelerin öncelikli olduğunu belirtti. Kanun teklifinin yasalaşmasıyla ara ödemelerin başlaması hedefleniyor.

Fon tasfiye sürecinde atılan adımları, yatırımcıların haklarının korunması ve piyasalarda güvenin yeniden tesis edilmesi açısından önemli buluyoruz. Önümüzdeki süreçte kanun teklifinin yasalaşma takvimi, ara ödemelerin hangi koşullarda ve ne hızla gerçekleştirileceği ve fon varlıklarından geri kazanılabilecek tutarların boyutu gibi gelişmeler yakından takip edilecektir.

Hafta sonu gerçekleşen Fon Koordinasyon Kurulu'nun altıncı toplantısında, yatırım fonlarının tasfiye süreci ve sermaye piyasalarına yönelik yeni düzenleme taslağı ele alındı. A1 Portföy, Bulls Portföy ve Pardus Portföy yönetimindeki 66 fonda 45 bini aşkın kişiye toplam 40,8 milyar liralık ayni ve nakdi tasfiye işlemi tamamlandı. Tasfiye sürecindeki fon sayısı 131'den 65'e geriledi.

Diğer taraftan, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI'ın Türkiye'ye ilişkin perşembe gecesi yaptığı açıklama ve değerlendirmeler öne çıkan bir gelişme oldu. MSCI, Türkiye hisse senetlerine yönelik bazı endeks değişikliklerini ikinci bir duyuruya kadar dondurdu. 2026 Piyasa Sınıflandırma İncelemesi kapsamında kurumsal yatırımcıların Türkiye'deki bazı küçük ölçekli halka açık şirketlerle yakın ilişkili fonların sahip olduğu paylar üzerinden gerçekleştirilebilecek olası koordineli işlemlere ilişkin endişeler olduğu belirtildi. MSCI; gerçek faydalanıcıların sahiplik bilgilerinin zamanında açıklanması, düzenlemelerin etkin uygulanması ve koordineli işlemlere karşı gözetim ile yaptırım mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

MSCI, Türkiye'de bazı düzenlemelerin hayata geçirildiğini ancak atılan adımların henüz başlangıç aşamasında olduğunu belirtti. Yapılan düzenlemelerin yatırımcıların talep ettiği yapısal iyileşmeleri sağlayıp sağlamadığının değerlendirilebilmesi için daha fazla zamana ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. MSCI, Haziran 2027'ye kadar yeterli ilerleme sağlanmaması halinde Türkiye'nin gelişmekte olan piyasalar kategorisinden sınır piyasa veya bağımsız piyasa statüsüne geçirilmesine yönelik bir değerlendirme sürecinin başlatılabileceği uyarısında bulundu. Böyle bir olasılık, MSCI endekslerini takip eden uluslararası fonların Türkiye hisse senetlerindeki pozisyonları açısından önemli bir risk oluşturabilir.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek cuma günkü açıklamasında, sermaye piyasalarında şeffaflığı ve yatırımcı güvenini artırmaya yönelik yasal düzenlemelerin 2027 yılının başına kadar tamamlanmasının planlandığını belirtti. Son dönemde SPK tarafından yatırım fonlarına ilişkin yayımlanan rehber, serbest fonların fiili dolaşım oranlarına yönelik düzenlemeler ve koordineli işlemlere ilişkin denetim çerçevesinin geliştirilmesi, piyasalarda daha sağlıklı fiyat oluşumunu desteklemeye yönelik önemli adımlar arasında yer alıyor. Önümüzdeki dönemde bu düzenlemelerin uygulamadaki etkinliği ve MSCI'ın talep ettiği yapısal iyileşmelerin ne ölçüde sağlanacağı, uluslararası yatırımcıların Türkiye piyasasına yönelik değerlendirmeleri açısından belirleyici olacaktır.

TCMB'den 100 baz puanlık faiz indirimi bekliyoruz

Yurt içinde önümüzdeki haftanın en önemli gündem maddelerinden biri, TCMB'nin 22 Ekim'de gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu toplantısı olacak. Eylül ayında TÜFE'nin aylık yüzde 1,84 ile beklentilerin altında gerçekleşmesi ve yıllık enflasyonun yüzde 30'un altına gerilemesi, faiz indirimlerine yeniden başlanabileceği beklentisini destekledi. Hizmet enflasyonundaki yavaşlama da dezenflasyon sürecine ilişkin olumlu değerlendirmeleri güçlendirdi.

TCMB Başkanı Fatih Karahan'ın orta vadeli enflasyon beklentilerindeki bozulmanın sınırlı kaldığını ve iç talepte yavaşlama görüldüğünü belirtmesi de faiz indirimleri için alan oluşabileceği beklentisini destekliyor. Bu çerçevede TCMB'nin ekim toplantısında politika faizini 100 baz puan indirmesini bekliyoruz. Olumsuz yeni bir gelişme yaşanmaması halinde aralık ayında da 100 baz puanlık benzer bir indirimin yapılabileceğini değerlendiriyor, politika faizinin yıl sonunda yüzde 35'e gerilemesini öngörüyoruz.

Bununla birlikte, jeopolitik risklerin sürmesi ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi enflasyona ilişkin yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Enerji maliyetlerinin akaryakıt fiyatları ve üretim giderleri üzerinden enflasyona yansıması, dezenflasyon sürecinin önündeki temel risklerden biri olmaya devam ediyor. Bu nedenle TCMB'nin kararlarında mevcut enflasyon verilerinin yanı sıra fiyatlama davranışları, enflasyon beklentileri ve küresel enerji fiyatları da etkili olacak. Yeni haftada faiz kararının ve karar metnindeki enflasyon, iç talep ve para politikasının sıkılığına ilişkin mesajlar yakından takip edilecektir.

BIST100’de zayıf görünüm

Borsa İstanbul'da eylül ayının ikinci yarısında fon kaynaklı gelişmelerle belirginleşen satış baskısının büyük ölçüde yatışmasına rağmen ekim ayı genelinde güçlü bir toparlanma çabasının ortaya çıkmadığını görüyoruz. İşlem hacminin zayıf seyrettiği ve yatırımcıların yeni pozisyon almak konusunda temkinli kaldığı piyasada, MSCI'ın Türkiye'ye ilişkin son uyarıları haftanın son işlem gününde satış baskısının yeniden hızlanmasına neden oldu. BIST100 Endeksi geçen haftayı %4,44 oranında bir düşüşle 11.722 puandan tamamladı.

Yeni haftayla birlikte yurt içinde üçüncü çeyrek finansal sonuç döneminin başlaması, şirketlerin kârlılıkları ve gelecek dönem beklentileri üzerinden hisse bazlı hareketleri artırabilir. 22 Ekim'de gerçekleştirilecek TCMB Para Politikası Kurulu toplantısı da piyasanın yakından takip edeceği başlıklar arasında yer alacaktır.

BIST100 Endeksi'nde 30 Eylül'de test edilen 11.926 seviyesinin ve 500 günlük üssel ortalamanın (11.798) altında gerçekleşen kapanış teknik görünümde zayıflamaya işaret ederken, endekste satıcılı seyrin etkisini sürdürmesi durumunda 11.650 – 11.600 aralığı ile 11.500 seviyesi kısa vadeli destek noktaları olarak izlenecektir. 11.500 desteği altında 11.390 – 11.335 – 11.250 – 11.150 – 11.000 ve 10.800 seviyelerine doğru kademeli geri çekilmeler gündeme gelebilir.

Endekste tepki alımlarında ise 500 günlük ortalama (11.798) ile 11.926 – 12.000 bölgesi kısa vadeli direnç olarak takip edilecektir. 12.000 üzerinde 5 Ekim'den bu yana güçlü bir direnç olarak çalışan 8 günlük üssel ortalama (12.101) direnç olarak önem kazanacaktır. Kısa vadeli ortalama üzerindeki hacim destekli kapanışlarda 12.300 – 12.390 – 12.445 – 12.550 ve 12.750 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır.

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Güncel Analizler

Güncel Analizler

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Yeni Haftanın Hisseleri & Beklentileri | 15 Mayıs Pazartesi

İstediğiniz Analiz ve Raporlar E-Posta Kutunuza Gelsin!

Piyasadan haberdar olmak için analiz ve raporlarımıza ücretsiz abone olun.

Sadece ilgilendiğiniz yatırım ürününe dair analiz ve raporları almayı tercih edin. Hem mail kalabalığından kurtulun hem de karbon ayak izinizi azaltarak çevreyi koruyun.

İlginizi Çekebilecek Yazılar