Haftalık Bülten : 8 - 15 Haziran

Haftalık Bülten : 8 - 15 Haziran

Yayınlanma Tarihi: 08.06.2026

Jeopolitik gelişmeler gündemdeki yerini koruyor

Küresel piyasalarda son aylarda fiyatlamaların en önemli belirleyicilerinden biri olan jeopolitik gelişmeler gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Özellikle ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik temaslar ve buna ilişkin haber akışı hafta boyunca piyasaların yakın takibinde yer aldı. Önceki hafta sonu taraflar arasında belirli anlaşma metinleri üzerinde çalışıldığı ve müzakerelerde ilerleme sağlandığına yönelik haberler risk iştahını desteklerken, hafta başında piyasalarda anlaşmaya ilişkin iyimser beklentilerin güç kazandığı görüldü. Ancak ilerleyen günlerde somut bir anlaşma açıklamasının gelmemesi ve taraflardan gelen çelişkili açıklamalar iyimserliğin yeniden dağılmasına neden oldu. Özellikle İran basınında ABD ile yürütülen mesaj alışverişinin durdurulduğuna yönelik haber dikkat çekerken, hafta içerisinde taraflar arasındaki gerilimin yeniden yükseldiği görüldü. ABD'nin İran bağlantılı bazı hedeflere yönelik operasyonlarının ardından İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan açıklamada Kuveyt'teki ABD üsslerine yönelik misilleme gerçekleştirildiği ifade edildi. Karşılıklı açıklamalar ve saldırılar, diplomatik sürecin halen oldukça kırılgan bir zeminde ilerlediğini ortaya koydu. Bunun yanında İsrail ile Lübnan arasındaki gelişmeler de yakından takip edildi. Hafta içerisinde taraflar arasında ateşkese yönelik olumlu haber akışı öne çıkarken, sonrasında gelen açıklamalar ateşkesin kalıcılığı konusunda soru işaretleri yarattı. Bölgedeki mevcut risklerin tamamen ortadan kalkmadığı ve yeni gerilimlerin ortaya çıkabileceği yönündeki endişeler piyasalarda temkinli görünümün korunmasına neden oldu. Hafta sonu İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik saldırısının ardından İran'dan İsrail'e yönelik füze saldırıları gerçekleştirildi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın İsrail'e yönelik balistik füze saldırısının ardından, İran'ı anlaşma yapma çağrısında bulundu. İsrail ordusu, İran'ın çeşitli bölgelerine saldırılar düzenlediğini duyururken, yeni haftaya başlarken İran - İsrail arasındaki saldırılarla jeopolitik risklerin yeniden artış kaydettiği ve risk iştahının zayıflamaya devam ettiği bir atmosfer etkili oluyor.

 

Son dönemde yaşanan gelişmeler, piyasalarda artık yalnızca açıklamaların değil somut adımların fiyatlanmaya başladığını gösteriyor. ABD Başkanı Donald Trump tarafından müzakerelere ilişkin görece daha ılımlı açıklamalar yapılırken, İran tarafının daha sert ve temkinli bir duruş sergilediği görülüyor. Bu nedenle önümüzdeki dönemde piyasalarda ana gündem maddesi, ABD - İran arasındaki kalıcı bir anlaşmanın sağlanıp sağlanamayacağı ve aynı zamanda İran - İsrail arasındaki karşılıklı saldırıların devam edip etmeyeceği olacaktır. Nitekim yüksek seyreden petrol fiyatları ve enerji maliyetleri küresel enflasyon görünümüne ilişkin riskleri artırırken, merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler üzerinde de belirleyici olmaya devam ediyor.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

ABD'de güçlü istihdam verileri Fed beklentilerini etkiledi

Jeopolitik gelişmelerin yanında hafta boyunca piyasaların odağında yer alan bir diğer önemli başlık ABD'de açıklanan istihdam verileri oldu. Hafta içerisinde açıklanan ADP özel sektör istihdam verisinin beklentilerden daha güçlü bir görünüm ortaya koymasının ardından gözler cuma günü açıklanan tarım dışı istihdam verisine çevrildi. Tarım dışı istihdam verisi mayıs ayında 88 bin olan beklentisinin oldukça üzerinde 172 bin kişi artış kaydetti. Daha önce 115 bin olarak açıklanan Nisan verisi ise 179 bine revize edildi. İşsizlik oranı %4,3 olarak korundu. Açıklanan veriler ABD iş gücü piyasasının yüksek faiz ortamına rağmen güçlü görünümünü koruduğuna işaret etti.

 

İstihdam piyasasındaki dirençli görünüm, son dönemde yeniden yükselen enerji maliyetleri ve enflasyon endişeleriyle birlikte değerlendirildiğinde Fed'in sıkı para politikası duruşunu daha uzun süre koruyabileceği beklentilerini güçlendirdi. Nitekim son dönemde Fed üyelerinden gelen açıklamalarda da enflasyon konusunda temkinli duruşun sürdüğüne dair mesajlar dikkat çekiyor. Kansas City Fed Başkanı Jeffrey Schmid'in enflasyon görünümüne ilişkin yaptığı uyarılar ve Fed'in Bej Kitap raporunda yüksek enflasyon vurgusunun korunması da bu yaklaşımı destekleyen gelişmeler arasında yer aldı. Güçlü gelen istihdam verileri sonrasında piyasalarda daha önce 2027 yılı için öngörülen olası faiz artırımı beklentilerinin 2026 yılının son dönemlerine doğru yaklaştığı görüldü. Özellikle enerji maliyetlerinin yüksek seyrettiği ve enflasyon risklerinin canlı kaldığı bir ortamda güçlü istihdam piyasası, Fed'in sıkı duruşunu sürdüreceği beklentilerini destekliyor. Veri sonrasında ABD tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketler izlenirken, küresel hisse piyasalarında ve altın başta olmak üzere emtialarda satış baskısının arttığı görüldü. Özellikle altın fiyatlarında hafta boyunca etkili olan baskının güçlü istihdam verileri sonrasında derinleştiği takip edildi. Önümüzdeki süreçte gözler 17 Haziran'da gerçekleştirilecek Fed toplantısına çevrilmiş durumda. Piyasalarda mevcut toplantıda faiz oranlarında bir değişiklik beklenmese de toplantının önemli ölçüde yüksek. Çünkü Fed'in güncellenmiş ekonomik projeksiyonları ve üyelerin faiz beklentileri içeren noktasal tahminleri açıklanacak. Bunun yanında toplantı, Fed'in yeni Başkanı Kevin Warsh yönetimindeki ilk toplantı olması nedeniyle ayrıca önem taşıyor. Yeni başkanın enflasyon, büyüme ve faiz görünümüne ilişkin vereceği mesajlar önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerin şekillenmesinde belirleyici olacaktır.

ECB’nin zorlu haziran sınavı

Avrupa Merkez Bankası (ECB), 11 Haziran Perşembe günü gerçekleştireceği para politikası toplantısıyla küresel piyasaların odağında yer alacak. Mart ayındaki pas geçiş kararının ardından Euro Bölgesi'nde manşet enflasyonun %3,2 seviyesine yükselmesi ve çekirdek enflasyonun %2,5 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi, ECB üzerindeki baskıyı artırmış durumda. Özellikle Orta Doğu'daki jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarında yaşanan yükseliş, Avrupa ekonomisinde enflasyon görünümüne ilişkin riskleri canlı tutuyor.

 

Bu çerçevede piyasalar, mevcut durumda %2,00 seviyesinde bulunan mevduat faizinin 25 baz puan artırılarak %2,25'e yükseltilmesini yüksek olasılık olarak değerlendiriyor. ECB içerisinde veri odaklı yaklaşım korunurken, enerji fiyatlarının ücretler ve hizmet enflasyonu üzerindeki etkisine ilişkin endişeler şahin üyelerin elini güçlendiriyor. Buna karşın ekonomik büyümedeki yavaşlama sinyalleri ve Euro Bölgesi büyüme tahminlerindeki aşağı yönlü revizyonlar, daha agresif sıkılaşma adımlarına yönelik çekinceleri artırıyor. Perşembe günü toplantıda faiz kararı ve ECB Başkanı Christine Lagarde'ın toplantı sonrasında vereceği mesajlar yakından izlenecek. Enerji fiyatlarının yüksek seyretmeye devam ettiği mevcut ortamda, ECB'nin enflasyonla mücadele ile büyüme görünümü arasında nasıl bir denge kuracağı da yakından izlenecektir.

Yurt içinde enflasyon sonrası gözler TCMB toplantısında

Yurt içi piyasalarda haftanın en önemli gündem maddesini mayıs ayı enflasyon verileri oluşturdu. Cuma günü açıklanan veriye göre mayıs ayında TÜFE aylık bazda %1,71 oranında artış gösterirlerken, yıllık enflasyon %32,4 seviyesinden %32,6 seviyesine yükseldi. Böylece yıllık enflasyonda son iki ayda sınırlı da olsa yukarı yönlü bir hareket izlendi. Çekirdek enflasyon göstergelerinde de yükseliş görülürken, yıllık çekirdek enflasyon %30,4 seviyesine ulaştı. Veri detayları incelendiğinde, aylık enflasyondaki yukarı yönlü sapmanın büyük ölçüde giyim ve ayakkabı grubundan kaynaklandığı görülüyor. Giyim ve ayakkabı grubunda aylık fiyat artışı %11,3 seviyesine ulaşırken, bu kalem manşet enflasyon üzerinde belirgin bir etki yarattı. Buna karşın hizmet enflasyonu yüksek seviyelerini korumakla birlikte ulaştırma, konaklama ve paket tur kalemleri dışında görece daha ılımlı bir görünüm sergiledi. Gıda ve enerji fiyatlarında görülen gerileme ise manşet enflasyonun daha yüksek seviyelere çıkmasını engelleyen temel unsurlar arasında yer aldı. Bu kapsamda, sene sonu TÜFE enflasyonu tahminimizi sınırlı bir revizyonla %29,0'dan %29,5'e yükseltiyoruz.

 

Yurt içi piyasalarda gözler 11 Haziran'da gerçekleştirilecek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası toplantısına çevrilmiş durumda. Piyasalarda faiz oranlarında bir değişiklik beklenmezken, TCMB'nin mevcut sıkı para politikası duruşunu korumaya devam edeceğini değerlendiriyoruz. Bununla beraber, TCMB bu toplantıda para politikasını normalleştirmek adına haftalık repo faizini %40'a yükselterek fonlamayı yeniden bu kanala kaydırmayı da değerlendirebilir. Emtia arzının kademeli normalleştiği ve fiyatların gerilediği bir senaryoda, fonlamanın üçüncü çeyreğin son bölümünde haftalık repoya kaydırılması ve son çeyrekte sınırlı faiz indirimlerinin hayata geçirilmesi mümkün olabilir. Bu senaryoda sene sonu politika faizini 35-36 civarında öngörüyoruz.

BIST100’de dalgalı görünüm ve SPK’nın fiili dolaşım düzenlemesi

Kurban Bayramı dönüşünde geçen hafta yurt içinde dalgalı bir fiyatlama takip edildi. Haftanın ilk yarısında tepki alımlarıyla 14.200 bölgesinin test edildiği BIST100 Endeksi’nde, haftanın ikinci yarısında satışların yeniden hız kazandığı ve kazanımların geri verildiği takip edildi. BIST100 Endeksi geçen haftayı %0,23 oranında bir düşüşle 13.694 puandan tamamladı. Son dönemde güçlü bir direnç olarak öne çıkan 50 günlük üssel ortalama (13.925) ile psikolojik öneme sahip 14.000 bölgesi üzerinde seviyeler test edilse de haftanın ikinci yarısındaki satışlarla bu kritik seviyeler üzerinde kalıcılık korunamadı. 5 Haziran’da piyasa kapanışı sonrasında açıklanan SPK bülteninde, fiili dolaşımdaki pay oranı kavramının belirlenmesine yönelik yeni bir düzenleme yapıldı. Düzenlemeye göre, fiili dolaşımdaki pay oranı hesaplamasına dahil edilmeyen ortakların sahip oldukları serbest veya özel yatırım fonları üzerinden dolaylı olarak sahip oldukları paylar da fiili dolaşım hesabı dışında tutulacak. Söz konusu değişiklikle birlikte bazı şirketlerde fiili dolaşımdaki pay oranlarında aşağı yönlü değişiklikler görülebileceğini ve bunun endeks hesaplamaları, ağırlıkları ve fiyatlamalar üzerinde etkiler yaratabileceğini değerlendiriyoruz. Düzenlemenin 15 Haziran 2026 tarihinden itibaren uygulanması planlanıyor.

 

50 günlük ortalama (13.925) ile 14.000 bölgesi altında kalındığı sürece dalgalı/zayıf görünümün devam edebileceği endekste, 13.550 – 13.500 bölgesi ile 100 günlük üssel ortalama (13.440) destek olarak izlenecektir. 100 günlük ortalama kırılacak olursa 13.250 – 13.160 – 13.100 ve 12.966 seviyelerine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir. 22 Mayıs’ta test edilen 12.966 seviyesi altındaki kapanışlarda satış baskısının artış kaydedebileceği endekste, 200 günlük üssel ortalama (12.578) destek olarak önem kazanacaktır. Tepki alımlarının gözlenmesi halinde ise 13.700 – 13.750 aralığı kısa vadeli ilk direnç bölgesi olup, devamında 13.800 – 13.860 - 50 günlük ortalama (13.925) ve 14.000 seviyesi direnç olarak takip edilecektir. 14.000 üzerinde kapanışlar alınabilir ve kalıcılık sağlanabilirse 14.090 – 14.180 – 14.250 – 14.340 ve 14.500 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır.

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Güncel Analizler

Güncel Analizler

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Yeni Haftanın Hisseleri & Beklentileri | 18 Mayıs Pazartesi

https://www.youtube.com/c/gedikyatirim

İstediğiniz Analiz ve Raporlar E-Posta Kutunuza Gelsin!

Piyasadan haberdar olmak için analiz ve raporlarımıza ücretsiz abone olun.

Sadece ilgilendiğiniz yatırım ürününe dair analiz ve raporları almayı tercih edin. Hem mail kalabalığından kurtulun hem de karbon ayak izinizi azaltarak çevreyi koruyun.

İlginizi Çekebilecek Yazılar