Haftalık Bülten : 27 Nisan - 4 Mayıs

Haftalık Bülten : 27 Nisan - 4 Mayıs

Yayınlanma Tarihi: 27.04.2026

Küresel piyasalarda kırılgan görünüm: Jeopolitik riskler belirleyici

Küresel piyasalarda son haftalarda fiyatlamaların ana belirleyicisi olmayı sürdüren jeopolitik gelişmeler, yüksek oynaklık ve yön arayışını beraberinde getiriyor. Hatırlanacağı üzere önceki hafta cuma günü İran’ın Hürmüz Boğazı’nı ticari geçişlere açtığına yönelik haber akışları ve ABD–İran arasında görüşme ihtimalinin güç kazanmasıyla birlikte piyasalarda belirgin bir iyimserlik oluşmuştu. Söz konusu gelişmelerle risk iştahında toparlanma gözlenirken, petrol fiyatlarında sert geri çekilmeler yaşanmıştı. Ancak hafta sonu gelen haber akışları bu iyimserliğin kalıcı olmadığını ortaya koydu. Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapatılması, ABD–İran arasında beklenen görüşmenin gerçekleşmemesi ve taraflardan gelen sert açıklamalar yeni haftaya jeopolitik endişelerin yeniden artış kaydettiği bir başlangıç yapılmasına neden oldu. Özellikle çarşamba günü sona ermesi beklenen geçici ateşkes öncesinde ABD Başkanı Donald Trump’ın ateşkesi uzatmak istemediğine yönelik açıklamaları ve İran cephesinden gelen karşılıklar, tansiyonu yükselten başlıca unsurlar arasında yer aldı. Haftanın ilerleyen bölümünde ise söylem tonunda kısmi bir yumuşama gözlendi. ABD tarafı ateşkesi İran’dan gelecek olası bir barış teklifine kadar uzattığını açıklarken, bu adım diyalog kanalının tamamen kapanmaması açısından piyasalar tarafından temkinli bir iyimserlikle karşılandı. Bununla birlikte sahadaki gelişmeler risk algısındaki kırılganlığı korudu. Hürmüz Boğazı’nda gemilere yönelik müdahaleler, karşılıklı el koyma haberleri ve mayın temizleme faaliyetleri gibi gelişmeler bölgedeki gerilimin sürdüğüne işaret etti. Söz konusu gelişmelerin en somut yansıması enerji piyasalarında görüldü. Önceki hafta 90 doların altını test eden Brent petrol fiyatı, artan gerilimle birlikte hafta içerisinde 105 dolar seviyesine kadar yükselerek arz tarafına ilişkin risklerin yeniden fiyatlandığını ortaya koydu. Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş, küresel risk iştahı üzerinde baskı oluştururken, hisse senedi piyasalarında daha temkinli bir görünümün öne çıkmasına neden oldu.

 

Haftanın son bölümünde cuma günü ise Pakistan hükümeti, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin ABD–İran müzakereleri kapsamında İslamabad’a geleceğini duyurdu. Ayrıca Erakçi’nin Pakistan, Umman ve Rusya’yı kapsayan bir diplomasi turuna çıkacağı ifade edildi. Hafta sonu İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin, Pakistan aracılığı ile ABD'ye ülkesinin nükleer meseleler, Hürmüz Boğazı ve çeşitli konularla ilgili kırmızı çizgilerinin belirtildiği bir mektup ilettiği bildirildi. Erakçi, Umman ziyaretinin ardından bir kez daha geldiği İslamabad'dan ayrıldı ve üst düzey görüşmelerde bulunmak üzere Rusya'ya gitti. ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakere yapmak üzere İslamabad'a gitmeye hazırlanan ABD ekibinin uçuşunu iptal ettiğini açıkladı. Son dönemde haber akışlarının oldukça hızlı değişmesi, piyasalarda kalıcı bir yön oluşmasını zorlaştırıyor. Mevcut görünüm, kısa vadede haber akışına son derece duyarlı, dalgalı ve kırılgan bir fiyatlama davranışının devam edebileceğine işaret ediyor. Bu çerçevede Hürmüz Boğazı’nın durumu ve enerji arzına ilişkin gelişmeler önümüzdeki dönemde de piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam edecek. Boğazın yeniden açılması ve taraflar arasında kalıcı bir anlaşma sağlanması, risk iştahı açısından en olumlu senaryo olarak öne çıkarken; mevcut gerilimin sürmesi ve arz tarafındaki belirsizliklerin devam etmesi petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskının korunmasına neden olabilir.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

Merkez bankalarının toplantıları yakından izlenecek

Enerji fiyatlarında gözlenen yükseliş, küresel enflasyon görünümü açısından yeniden yukarı yönlü riskleri gündeme taşırken, merkez bankalarının politika alanını da daraltan bir unsur olarak öne çıkıyor. Petrol fiyatlarının yüksek seviyelerde kalmaya devam etmesi durumunda, hem enflasyonist baskıların artması hem de küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü risklerin belirginleşmesi beklenebilir. Bu noktada önemli bir husus, olası bir barış senaryosunda dahi enerji fiyatlarının savaş öncesi seviyelere hızlı bir şekilde geri dönmeyeceğini değerlendiriyoruz. İlk fiyatlamalarda sert düşüşler yaşansa dahi, savaş öncesi seviyelere dönüşün kısa vadede gerçekleşmesi zor görünmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Orta Doğu'daki saldırılarda 84 enerji tesisinin zarar gördüğünü ve bunlardan 34'ünün ciddi ve çok ciddi hasarlı olduğunu belirterek, Hürmüz Boğazı’nın güvenli bir şekilde açılsa bile petrol ve doğalgaz arzının savaş öncesine dönmesini beklemenin fazla iyimser olacağını ifade etti. Özetle, bölgede enerji altyapısında oluşan hasar, arz tarafında kalıcı etkiler yaratabilecek unsurlar arasında yer alırken, alternatif tedarik ve lojistik maliyetler de fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskıyı sürdürebilir. Dolayısıyla ilk aşamada sert fiyat hareketleri görülse dahi, orta vadede daha kademeli bir normalleşme sürecinin öne çıkması daha olası görünmektedir.

 

Yeni haftada küresel piyasaların odağında çarşamba günü Fed, perşembe günü ise Avrupa ve İngiltere Merkez Bankalarının faiz kararları yer alacak. Çarşamba günü sona erecek Fed toplantısında politika faizinde bir değişiklik beklenmezken, verilecek mesajlar ve özellikle enerji fiyatları ile jeopolitik risklere ilişkin değerlendirmeler kritik olacaktır. Fed cephesinde güçlü iş gücü piyasası ve artan maliyet baskıları dikkate alındığında, kısa vadede temkinli duruşun korunması beklenmektedir. Fed tarafında ayrıca mayıs ayındaki başkanlık değişimi sürecine ilişkin gelişmeler de yakından izleniyor. Trump’ın aday gösterdiği Kevin Warsh’ın Senato’daki açıklamaları öne çıktı. Fed başkan adayı Kevin Warsh, para politikasında bağımsızlığı koruma taahhüdünde bulunurken, faiz kararlarında tamamen bağımsız hareket edeceğini ve Fed'in önceliğinin fiyat istikrarı olduğunu vurguladı. Para politikası bağımsızlığının şart olduğunu belirten Warsh, bağımsız bir Fed'in kendi yetki alanında kalması gerektiğini, politika yürütme biçiminde bir rejim değişikliğine, farklı, yeni bir enflasyon çerçevesine ihtiyacı olduğunu belirtti. Warsh’un açıklamaları, Fed’in bağımsızlığı ve enflasyonla mücadele çerçevesi açısından dikkat çekici başlıklar arasında yer alırken, politika yönlendirmesi açısından belirsizliğin bir süre daha korunabileceğine işaret etti.

 

Avrupa Merkez Bankası ve İngiltere Merkez Bankası tarafında da benzer şekilde bu toplantıda bir politika değişikliği beklenmemektedir. Ancak enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruması ve enflasyon görünümünde bozulmanın sürmesi halinde, yılın ilerleyen dönemlerinde ilave sıkılaşma adımlarının gündeme gelebileceği değerlendirilmektedir. Nitekim İngiltere’de ve Euro Bölgesi’nde açıklanan son enflasyon verilerinin yukarı yönlü eğilimi, bu riskin canlı kalmaya devam ettiğini gösteriyor. ECB Başkanı Lagarde, enerji arzında kesintinin süresi ve enerji fiyatlarının genel enflasyona yayılma potansiyelinin ECB’nin işini zorlaştırdığını ve daha fazla veriye ihtiyaç olduğunu vurguladı.

TCMB temkinli duruşunu korudu

Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) nisan ayı toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit tutması, piyasa beklentileriyle uyumlu gerçekleşti. Karar metninde “bekle-gör” yaklaşımının korunduğu, ancak jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarına yönelik risk vurgusunun daha belirgin hale geldiği dikkat çekti. Açıklamada enerji fiyatlarındaki oynaklığın enflasyon görünümü üzerindeki etkilerine özel vurgu yapılırken, iktisadi faaliyette yavaşlama sinyallerine de yer verilmesi, büyüme-enflasyon dengesi açısından daha temkinli bir çerçeveye işaret ediyor. Ayrıca enflasyon görünümünde olası bir bozulma durumunda ilave sıkılaşma yapılabileceğine yönelik ifade, TCMB’nin sıkı duruşunu koruma konusundaki kararlılığını teyit ediyor. Brent petrol fiyatının Nisan–Aralık döneminde 80 $ civarında gerçekleşeceği ve diğer emtia fiyatlarının da buna paralel gerileyeceğini varsaydığımız baz senaryomuzda, TÜFE enflasyonunun Ağustos/Eylül aylarına kadar %30’un üzerinde kaldıktan sonra yılın son çeyreğinde kademeli bir düşüşle yıl sonunda %29’a gerilemesini bekliyoruz. Bu enflasyon patikası altında, TCMB’nin Haziran/Temmuz dönemine kadar fonlamasını gecelik faiz kanalından ve mevcut faizle devam ettirme eğiliminde kalmasını bekliyoruz. Emtia arzının kademeli normalleştiği ve fiyatların gerilediği bir senaryoda, fonlamanın yaz aylarından itibaren kademeli olarak haftalık repoya kaydırılması ve Eylül/Ekim döneminde sınırlı faiz indirimlerinin hayata geçirilmesi mümkün olabilir. Bu senaryoda yıl sonu politika faizini %34,5–35,0 civarında öngörüyoruz.

 

Bu noktada 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Enflasyon Raporu toplantısı, TCMB’nin güncel makro projeksiyonları ve özellikle petrol fiyatlarına ilişkin varsayımları açısından kritik önem taşıyacaktır. Enflasyon tarafında ise 4 Mayıs’ta açıklanacak nisan ayı verisi yakından izlenecek. Aylık enflasyonun %3,5–%4,0 bandında gerçekleşebileceğine yönelik beklentiler, kısa vadede enflasyon görünümünde yukarı yönlü risklerin sürdüğüne işaret ediyor. Bu görünüm, önümüzdeki dönemde para politikasında erken bir gevşemeden ziyade temkinli ve veri odaklı bir duruşun korunacağına işaret etmektedir.

BIST100’de yön arayışı devam ediyor

Jeopolitik risklerde yeniden artışın öne çıktığı haftada, Borsa İstanbul’da dalgalı ve düzeltme eğiliminin ağırlık kazandığı bir fiyatlama takip edildi. Hürmüz Boğazı’na yönelik endişelerle petrol fiyatlarında yaşanan yükseliş, küresel risk iştahı üzerinde baskı oluştururken Borsa İstanbul’da da satışların etkili olmasına neden oldu. Jeopolitik gelişmelerin fiyatlamalar üzerindeki belirleyiciliği sürerken, haber akışına bağlı olarak oynaklığın yüksek seyrettiği görülüyor. BIST100 Endeksi haftayı %1,23 oranında bir düşüşle 14.409 puandan tamamladı. Endekste kısa vadeli görünüm açısından 5 ve 7 günlük üssel ortalamaların geçtiği 14.350–14.300 aralığı ilk önemli destek bölgesi olarak izlenecektir. Geçen hafta içerisinde bu ortalamaları destek edinen endekste, söz konusu seviyelerin kırılması halinde düzeltme eğiliminin devam edebileceğini değerlendiriyoruz. Bu durumda 14.210–14.140 ve 14.000 seviyeleri destek olarak öne çıkacaktır. Psikolojik öneme sahip 14.000 seviyesinin kırılması halinde teknik görünümdeki zayıflama derinleşebilir ve satış baskısı artış kaydedebilir. Bu senaryoda 13.850–13.720 aralığı ile birlikte, nisan ayındaki yükselişe çekilen fibonacci düzeltme seviyelerinin trend dönüş çizgisine denk gelen 13.616 bölgesine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir. Endekste kısa vadeli ortalamalar üzerinde tutunmanın korunması ve tepki alımlarının gözlenmesi halinde ise 14.500–14.550 aralığı ile tarihi zirvenin bulunduğu 14.616 seviyesi kısa vadeli direnç noktalarıdır. Zirvenin hacim desteğiyle aşılması ve bu seviye üzerinde kalıcılık sağlanması durumunda yükselişler yeniden ivme kazanabilir. Bu durumda 14.750–14.850 ve 15.000 seviyeleri direnç olarak izlenecektir. Psikolojik açıdan kritik öneme sahip 15.000 seviyesi üzerinde ise 15.300–15.500 aralığına doğru yükselişler gündeme gelebilir. Önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyri endekste fiyatlamalar üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir. Bu çerçevede haber akışına bağlı olarak yüksek seyredebilecek çift yönlü volatiliteye karşı da dikkatli olunmalıdır.

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Güncel Analizler

Güncel Analizler

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Yeni Haftanın Hisseleri & Beklentileri

İstediğiniz Analiz ve Raporlar E-Posta Kutunuza Gelsin!

Piyasadan haberdar olmak için analiz ve raporlarımıza ücretsiz abone olun.

Sadece ilgilendiğiniz yatırım ürününe dair analiz ve raporları almayı tercih edin. Hem mail kalabalığından kurtulun hem de karbon ayak izinizi azaltarak çevreyi koruyun.

İlginizi Çekebilecek Yazılar