Haftalık Bülten : 27 - 31 Temmuz

Haftalık Bülten : 27 - 31 Temmuz

Yayınlanma Tarihi: 27.07.2026

Jeopolitik riskler küresel piyasaların ana belirleyicisi olmayı sürdürüyor

Geçen haftaki yazımızda ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilimin küresel piyasalarda risk algısını belirleyen temel unsur haline geldiğini ve enerji fiyatları üzerinden enflasyon ile para politikası beklentilerini yeniden şekillendirdiğini belirtmiştik. Aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, bu temayı daha da güçlendirdi.

Geçen hafta boyunca ABD'nin İran'a yönelik hava saldırılarını sürdürmesi, İran'ın da bölgedeki ABD üslerine yönelik misilleme saldırıları gerçekleştirmesi çatışmaların dozunu artırırken, ABD Başkanı Donald Trump'ın "çok büyük bir saldırı kararına yakın olduklarını" açıklaması piyasalarda tansiyonun kısa vadede düşmeyeceği beklentisini güçlendirdi.

İran tarafında ise mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerin askıya alındığının açıklanması ve dini lider Ali Hamaney'in diplomatik sürece ilişkin sert mesajları, taraflar arasındaki uzlaşı ihtimalinin zayıfladığına işaret etti. Gerilimin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı enerji piyasalarının en yakından takip ettiği başlık olmayı sürdürürken, boğazdaki ticari gemi trafiğinin ciddi şekilde yavaşlaması küresel petrol arzına ilişkin endişeleri canlı tuttu.

Ancak geçen hafta piyasalarda dikkat çeken asıl gelişme, risklerin yalnızca Hürmüz ile sınırlı kalmaması oldu. Husilerin Kızıldeniz'de iki Suudi petrol tankerine yönelik saldırıları ve Babülmendep Boğazı çevresinde güvenlik risklerinin belirgin şekilde artması, küresel enerji ticaretine ilişkin endişeleri daha da derinleştirdi. Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktaları arasında yer alan Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında risklerin aynı dönemde yükselmesi, piyasalarda enerji arzına ilişkin kaygıları belirgin şekilde artırdı.

Enerji arzına ilişkin endişelerin derinleşmesiyle birlikte Brent petrol hafta içerisinde 96 dolar seviyesine kadar yükselirken, vadeli kontratlarda 100 doların üzerindeki fiyatlamalar dikkat çekti. Haftanın son işlem gününde kâr realizasyonlarıyla bir geri çekilme yaşansa da Brent petrolün 90 doların üzerinde kalmaya devam etmesi arz endişelerinin sürdüğüne işaret ediyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon görünümünü yeniden bozarken, merkez bankalarının sıkı para politikalarını daha uzun süre koruyacağı beklentilerini de kuvvetlendirdi.

Buna bağlı olarak küresel tahvil faizlerinde yükselişler, dolar endeksinde ise güçlenme görüldü. Özellikle ABD tahvil faizlerindeki artış ve doların küresel çapta değer kazanması riskli varlıklara yönelik iştahı baskılarken, teknoloji hisseleri öncülüğünde ABD borsalarında satış baskısı belirginleşti.

Hafta sonu ise ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz, Başkan Donald Trump'ın İran'a yönelik saldırılara iki gündür ara vererek diplomatik temaslara fırsat tanıdığını söyledi. ABD'de bir haber kaynağında ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a yönelik yeni saldırıda bulunmaması konusunda talimat verdiği ileri sürüldü. İran, ABD'nin hava saldırılarına ara vermesi şartıyla kendi operasyonlarını durduracağını açıklarken, Washington'ın hamlesine şüpheyle yaklaştığını da ifade etti.

Önümüzdeki süreçte ABD ile İran arasındaki gelişmeler, Hürmüz ve Babülmendep hattındaki güvenlik riski ile petrol fiyatlarının seyri küresel piyasaların yönü açısından belirleyici olmayı sürdürecektir. Gerilimin tırmanması halinde risk iştahındaki zayıflamanın derinleşmesi beklenirken, diplomasi kanallarının yeniden güç kazanması ise enerji fiyatlarında normalleşmeyi ve piyasalarda daha olumlu bir görünümü beraberinde getirebilir.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

Gözler Fed toplantısına çevrildi

Jeopolitik gelişmelerin gölgesinde küresel piyasaların odağında yeni haftada gerçekleştirilecek merkez bankası toplantıları yer alıyor. Bunların başında ise 29 Temmuz Çarşamba günü sonuçlanacak ABD Merkez Bankası (Fed) toplantısı bulunuyor. Hatırlanacağı üzere Fed haziran ayında politika faizini beklentilere paralel olarak sabit bırakırken, yayımladığı projeksiyonlarda enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize etmiş ve noktasal grafiklerde üyelerin yaklaşık yarısı yıl sonuna kadar ilave faiz artışı öngörmüştü. Son dönemde Fed Başkanı Kevin Warsh ile diğer Fed üyelerinden gelen açıklamalar da enflasyonun halen hedefin üzerinde seyrettiğine ve para politikasında temkinli duruşun korunacağına işaret ediyor.

ABD’de açıklanan haziran ayı enflasyon verileri beklentilerden daha olumlu gerçekleşmiş olsa da temmuz ayında jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi ve petrol fiyatlarında hız kazanan artışlar bu olumlu görünümü önemli ölçüde gölgeledi. Dolayısıyla haziran ayında beklentilerden olumlu gelen enflasyon verisinin piyasalarda yarattığı iyimserlik, temmuz ayında jeopolitik risklerin yeniden yükselmesi ve petrol fiyatlarında hız kazanan artışla büyük ölçüde ortadan kalkmış görünüyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin önümüzdeki aylarda enflasyon üzerinde yeniden yukarı yönlü baskı oluşturabileceği endişesi, Fed'e ilişkin faiz artırımı beklentilerini de güçlendirmiş durumda.

Mevcut piyasa fiyatlamalarında temmuz toplantısında faizlerin sabit tutulması temel senaryo olmaya devam ederken, yaklaşık üçte birlik olasılıkla 25 baz puanlık sürpriz bir faiz artışı ihtimali de fiyatlanıyor. Böyle bir adım piyasalar açısından önemli bir sürpriz olacağından hisse senetleri ve emtia piyasaları üzerinde ilave satış baskısı oluşturabilir.

Bununla birlikte piyasalarda asıl beklenti eylül ayında Fed'in yeniden faiz artırımına gitmesi yönünde şekilleniyor. Mevcut fiyatlamalar, eylül ayındaki olası artışın ardından yıl sonu veya 2027 yılının ocak ayında ikinci bir 25 baz puanlık faiz artışı ihtimalinin de belirgin şekilde güç kazandığını gösteriyor. Dolayısıyla petrol fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik risklerdeki artış yalnızca kısa vadeli piyasa fiyatlamalarını değil, Fed'in para politikası patikasına ilişkin beklentileri de yeniden yukarı yönlü revize etmiş durumda. Önümüzdeki süreçte jeopolitik risklerde olası bir normalleşme yaşanması halinde piyasaların odağının yeniden ABD'de açıklanacak enflasyon ve istihdam verilerine kayması beklenebilir. Ancak mevcut konjonktürde petrol fiyatlarının seyri, Fed başta olmak üzere küresel merkez bankalarının politika kararlarında belirleyici olmayı sürdürüyor.

Büyük merkez bankaları temkinli duruşlarını koruyor

Avrupa Merkez Bankası (ECB), geçen hafta gerçekleştirilen toplantısında beklentiler doğrultusunda politika faizlerinde değişikliğe gitmedi. Karar metninde enflasyon görünümüne ilişkin ihtiyatlı duruş korunurken, enerji fiyatlarında yaşanan son yükselişlerin fiyat istikrarı açısından oluşturduğu riskler yakından izlenmeye devam ediliyor. Haziran ayında uzun bir aranın ardından yeniden faiz artıran ECB'nin, enflasyonda kalıcı bir iyileşme sağlanamaması halinde eylül ayında da 25 baz puanlık yeni bir faiz artırımına gidebileceğine yönelik beklentiler güç kazanıyor.

Gelecek hafta İngiltere Merkez Bankası (BoE) ile Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) toplantıları da piyasaların yakın takibinde olacak. Her iki merkez bankasından da bu toplantılarda faiz değişikliği beklenmezken, karar metinleri ve toplantı sonrasında verilecek yönlendirmeler büyük önem taşıyor. İngiltere'de 2026 başında yıl içerisinde öngörülen faiz indirimi süreci, enerji fiyatlarındaki yükseliş ve jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte ötelenmiş durumda. Hatta petrol fiyatlarında yükselişin devam etmesi ve enflasyonist baskıların yeniden güç kazanması halinde faiz artırımı ihtimalinin dahi gündeme gelebileceğini değerlendiriyoruz.

Japonya tarafında ise uzun yıllardır devam eden ultra gevşek para politikası sürecinden çıkışın kademeli olarak devam etmesi bekleniyor. Son dönemde Japon yeni dolar karşısında tarihi düşük seviyelere yakın seyrini korurken, yükselen enflasyon da Japonya Merkez Bankası üzerindeki politika normalleşmesi baskısını artırıyor. Bu nedenle piyasalarda yıl bitmeden Japonya'dan bir faiz artışı daha gelebileceğine yönelik beklentiler güç kazanmış durumda. Mevcut koşullar altında Fed, ECB, BoE ve BoJ'un enflasyon risklerini önceliklendirmeye devam etmeleri beklenirken, petrol fiyatlarının seyri para politikası açısından belirleyici olmaya devam edecektir.

TCMB bekle-gör stratejisini sürdürüyor

Yurt içinde geçen haftanın en önemli gelişmesi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Para Politikası Kurulu toplantısı oldu. TCMB piyasa beklentileriyle uyumlu şekilde politika faizini %37,0 seviyesinde, gecelik borç verme faizini ise %40 seviyesinde sabit bırakarak mevcut operasyonel çerçeveyi korudu. Böylece fonlamanın gecelik borç verme kanalı üzerinden %40 seviyesinden sürdürülmesine devam edilirken, faiz koridorunda da herhangi bir değişikliğe gidilmedi.

Karar metninde önceki toplantılardan farklı olarak iç talepteki yavaşlamanın belirginleştiğine yönelik vurgu güçlendirilirken, TCMB jeopolitik gelişmelerin maliyet kanalı, iktisadi faaliyet ve beklentiler üzerinden enflasyon görünümüne etkilerini yakından izlemeye devam ettiğini yineledi. TCMB, temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde geçici bir yükseliş beklediğini ifade ederken, para politikasındaki ihtiyatlı duruşunu korudu.

Enerji fiyatlarında yeniden 80 doların altına doğru kalıcı bir normalleşme sağlanması halinde para politikasında kademeli gevşeme alanı oluşabilecekken, mevcut seviyelerin korunması durumunda TCMB'nin temkinli duruşunu sürdürmesini bekliyoruz. Buna karşın petrol fiyatlarının yılın ilerleyen dönemlerinde yeniden dengelenmesi halinde, güçlü baz etkilerinin de katkısıyla 2027 yılının ilk yarısında daha belirgin bir faiz indirim sürecinin başlayabileceği yönündeki beklentimizi koruyoruz.

BIST100’de dalgalı/kararsız görünüm devam etti

Jeopolitik risklerin ve petrol fiyatlarındaki yükselişin öne çıktığı haftada Borsa İstanbul’da dalgalı/kararsız görünümün etkisini sürdürdüğü bir fiyatlama takip edildi. Hafta içerisinde jeopolitik risk temasının etkisiyle petrokimya, savunma ve demir çelik sektörlerinde gözlenen yükselişlere karşın diğer ana sektörlerde daha zayıf bir görünüm izlenirken, BIST100 Endeksi'nde yön arayışı devam etti.

BIST100 Endeksi geçen haftayı %0,27 oranında bir düşüşle 13.944 puandan tamamladı. Temmuz ayının ikinci yarısından itibaren BIST100 Endeksi'nde 13.900 – 14.250 aralığında sıkışma alanı içerisinde bir fiyatlama öne çıkıyor. ABD – İran arasında artan diplomasi umudu ve petrol fiyatlarında hız kazanan düşüş eğiliminin etkisiyle bugün Borsa İstanbul’da pozitif bir açılış bekliyoruz.

Endekste 14.145 ara direnç olmak üzere 14.250 seviyesini yakından takip edeceğiz. Sıkışma alanının üst bandına denk gelen 14.250 üzerinde kalıcılık sağlanabilirse yükseliş eğiliminin güç kazanabileceği endekste, 14.380 – 14.460 – 14.550 ve 14.600 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır. 14.600 üzerindeki kapanışlarda 14.700 - 14.875 bölgesine doğru yükselişler kaydedilebilir.

Endekste 14.250 üzerinde kalıcılık sağlanamaz ve kâr satışları gözlenecek olursa 14.000 - 13.900 aralığı destek olarak izlenecektir. Bu seviyeler altında fibo trend dönüş çizgisinin geçtiği ve aynı zamanda 100 günlük üssel ortalamanın da bulunduğu 13.820 bölgesi destek olarak önem kazanacak olup, bu seviye kırılacak olursa satış baskısı derinleşebilir. bu durumda 13.710 – 13.600 – 13.490 ve 13.400 seviyelerine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir. Jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyri endeksin seyri üzerinde belirleyici olmaya devam edecektir.

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Güncel Analizler

Güncel Analizler

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Yeni Haftanın Hisseleri & Beklentileri | 15 Mayıs Pazartesi

İstediğiniz Analiz ve Raporlar E-Posta Kutunuza Gelsin!

Piyasadan haberdar olmak için analiz ve raporlarımıza ücretsiz abone olun.

Sadece ilgilendiğiniz yatırım ürününe dair analiz ve raporları almayı tercih edin. Hem mail kalabalığından kurtulun hem de karbon ayak izinizi azaltarak çevreyi koruyun.

İlginizi Çekebilecek Yazılar