Küresel piyasalarda son haftalarda fiyatlamaların merkezinde jeopolitik gelişmeler yer almaya devam ediyor. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik gerçekleştirdiği askeri operasyonların ardından bölgeden gelen karşılıklı açıklamalar ve misilleme adımları, Orta Doğu’daki belirsizliğin ve endişelerin devam etmesine neden olurken, piyasalarda belirsizlik algısını da belirgin şekilde artırıyor. İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolüne ilişkin tartışmalar ve bölgedeki askeri hareketlilik, enerji arz güvenliği açısından kritik risklerin gündemde kalmasına yol açıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürütülen savaşın büyük ölçüde sona erdiğini ifade ederek çatışmanın yakında bitebileceğine yönelik önceki haftaki açıklamasının ardından geçen haftaki son açıklamasında Trump, İran'ın askeri kapasitesine ağır darbe vurduklarını savunarak savaşın bir hafta içinde bitmesini beklemediğini ancak yakında sona ereceğini söyledi. Trump’ın açıklamaları mevcut savaşın çok uzun bir zamana yayılmayacağı düşüncesini zaman zaman desteklese de enerji altyapılarını da kapsayan genişleyen risk alanı ve sahadaki gelişmeler, gerilimin kısa sürede sona ermeyebileceğine dair endişeleri de gündemde tutmaya devam ediyor. Bu çerçevede jeopolitik risklerin geçici dalgalanmalar olmaktan çıkarak fiyatlamaların ana belirleyicilerinden biri haline geldiği bir süreçten geçiliyor. Küresel fon akımlarında daha temkinli bir görünüm öne çıkarken, özellikle banka ve fintech hisselerinde satışların hız kazanması riskten kaçış eğiliminin güçlendiğine işaret ediyor. Orta Doğu’da tansiyonun seyri, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek gelişmeler ve enerji piyasalarındaki arz–talep dengesi önümüzdeki süreçte küresel risk algısının yönü açısından belirleyici olmaya devam edecektir.
Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki yükselişin gölgesinde, ABD Merkez Bankası (Fed) 18 Mart Çarşamba günü sona eren toplantısında politika faizini beklentilerle uyumlu olarak sabit bıraktı. Fed'in yayımladığı açıklamada ekonomik faaliyetin istikrarlı bir seyirde ilerlediğini, istihdam piyasasının güçlü kalmaya devam ettiğini ve işsizlik oranının son aylarda belirgin bir değişim göstermediği belirtildi. Enflasyonun ise hedefin üzerinde seyrettiği ifade edildi. Orta Doğu'daki gerilimin ABD ekonomisine etkileri konusundaki belirsizliğe dikkat çeken Fed, hem fiyat istikrarı hem de tam istihdam hedeflerine yönelik riskleri yakından izlemeyi sürdüreceğini vurguladı. Fed, gelecekteki faiz kararlarında ekonomik verileri, görünümdeki değişimleri ve risk dengesini dikkatle değerlendireceğini ifade etti. Fed’in iletişimi para politikasında temkinli duruşun korunacağına işaret etti.
Fed Başkanı Jerome Powell, faiz kararının ardından düzenlediği basın toplantısında ekonomik görünüme ilişkin açıklamalarda bulundu. Powell, enflasyonun bir miktar yüksek seyretmeye devam ettiğini ve enflasyonda somut bir ilerleme kaydedilmeden faiz indiriminin gündemde olmadığını vurguladı. Kısa vadeli enflasyon beklentilerinin son dönemde yükseldiğine dikkat çeken Powell, bu artışın büyük ölçüde petrol fiyatlarındaki belirgin yükselişten kaynaklandığını belirtti. Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu yukarı çekeceğini ve petrol şokunun bir kısmının çekirdek enflasyona da yansıyacağını ifade eden Powell, mal enflasyonunun seyrini yakından takip ettiklerini söyledi. İstihdamda ise işsizlik oranının geçen yazdan bu yana belirgin bir değişim göstermediğini aktaran Powell, tüketici harcamalarının güçlü seyrettiğini ve büyümenin olumlu bir görünüm sergilediğini kaydetti. Uzun vadeli enflasyon beklentilerinin büyük ölçüde yüzde 2'lik hedefle uyumlu kaldığını da sözlerine ekledi.
Japonya Merkez Bankası (BoJ), 19 Mart Perşembe günkü toplantısında faiz oranlarını %0,75'te sabit tuttu, ancak İran savaşı nedeniyle enflasyon risklerinin artık yukarı yönlü olduğunu belirtti. Dokuz üyeli kurulun sekiz üyesi faizin sabit tutulması yönünde oy kullandı. BoJ açıklamasında, kısa vadede enflasyonun geçici olarak %2’nin altına düşmesinin beklendiği, ancak Orta Doğu’daki çatışmanın ham petrol fiyatlarındaki son artıştan dolayı enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratacağı ifade edildi. Aralık ayında politika faizini %0,50’den %0,75’e yükselten ve normalleşme sürecini sürdüren BoJ’un önümüzdeki dönemde enerji maliyetlerindeki artışlara bağlı olarak kademeli faiz artırım döngüsünü sürdürmesi öngörülüyor.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), piyasa beklentileri dahilinde refinansman faizini yüzde 2,15, mevduat faizini yüzde 2 ve marjinal fonlama faizini yüzde 2,40 düzeyinde sabit bıraktı. ECB Başkanı C. Lagarde, "Orta Doğu'daki savaş, ekonomik görünümü önemli ölçüde belirsizleştirerek enflasyon için yukarı, ekonomik büyüme için ise aşağı yönlü riskler oluşturmuştur." açıklamasında bulundu. C. Lagarde, bankanın son aylarda sıkça kullandığı “iyi bir noktada olmak” yerine, bu yeni belirsizlik evresi için “iyi konumlanmış” olarak tanımlamayı tercih etti.
İngiltere Merkez Bankası (BoE), beklentiler doğrultusunda politika faizini yüzde 3,75 düzeyinde sabit bıraktı. Merkez bankasının 9 üyesi de faizin sabit kalması yönünde oy kullandı. BoE, Ortadoğu'daki savaşın tetikleyebileceği herhangi bir enflasyon artışıyla mücadele etmek için "harekete geçmeye hazır" olduğunu bildirdi. BoE Başkanı A. Bailey, “Yükselen küresel enerji fiyatları halihazırda benzin fiyatlamasına yansıyor, kalıcı olmaları halinde yılın ilerleyen dönemlerinde hane halkı enerji faturalarını artıracak. Ne olursa olsun, işimiz enflasyonu yüzde 2 hedefine geri dönmesini sağlamak.” açıklamasında bulundu.
Jeopolitik gelişmeler dolayısıyla sert yükseliş kaydeden petrol fiyatları ve zayıflayan küresel risk iştahı, Borsa İstanbul üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Bayram tatili dolayısıyla kısalan haftayı BIST100 Endeksi %1,79 oranında bir düşüşle 13.048 puandan tamamladı. 50 günlük üssel ortalamasının (13.075) altında bir kapanış yapan BIST100 Endeksi’nde kısa vadede 13.000 – 12.940 aralığı ilk güçlü destek bölgesi olarak izlenecektir. Bu seviyeler altındaki kapanışlarda satıcılı seyrin etkisini sürdürebileceği endekste, 12.750 – 12.700 aralığı ile fibo trend dönüş çizgisinin geçtiği ve aynı zamanda kabaca 100 günlük üssel ortalamanın geçtiği 12.450 bölgesine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir. Kritik öneme sahip 12.450 bölgesi altında hız kazanan satışlarla 12.000 bölgesi test edilebilir. Psikolojik öneme sahip 13.000 ile 50 günlük üssel ortalama (13.075) üzerinde kalıcılık sağlanabilir ve tepki alımları gözlenecek olursa 13.200 – 13.300 – 13.380 – 13.440 ve fibo %23,6’lık kısma denk gelen 13.550 seviyesi direnç konumunda bulunmaktadır. 13.550 üzerindeki kapanışlarda 13.750 – 14.000 bölgesine doğru yükselişler yaşanabilir. Endekste yeniden yükselişlerin güç kazanabilmesi için jeopolitik risklerde azalışa ve Ortadoğu’daki tansiyonun düşmesine ihtiyaç olduğu yönündeki görüşümüzü sürdürüyoruz.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.