Haftalık Bülten : 20 - 27 Nisan

Haftalık Bülten : 20 - 27 Nisan

Yayınlanma Tarihi: 20.04.2026

Jeopolitik gelişmeler çift yönlü volatilite yaratıyor

Küresel piyasalar yeni haftaya, hafta sonu ABD ile İran arasında gerçekleştirilen görüşmelerden bir anlaşma çıkmaması ve ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda İran’a ait limanlara yönelik abluka kararıyla başladı. Söz konusu gelişmeler, hafta başında jeopolitik risk algısının yeniden yükselmesine neden olurken, özellikle enerji piyasalarında yukarı yönlü fiyatlamalar dikkat çekti. Bu süreçte küresel risk iştahının zayıfladığı ve hisse piyasalarının baskılandığı bir fiyatlama öne çıktı. Buna karşın hafta içerisinde risk algısının tamamen bozulmadığı, aksine kontrollü bir iyimserliğin korunduğu bir görünüm takip edildi. Her ne kadar ABD’nin İran’a yönelik ablukası devam etse de, ateşkesin bozulmaması ve diplomasi kanalının açık tutulmasına yönelik açıklamalar piyasalardaki endişeleri sınırladı. İslamabad’da gerçekleştirilen görüşmelerin anlaşma olmadan sona ermesinin ardından tarafların yeni bir müzakere turunu değerlendirdiğine yönelik haber akışı öne çıkarken, ateşkesin iki hafta uzatılabileceğine dair beklentiler de piyasalarda görüşme ve olası bir anlaşmaya yönelik umutların korunmasını sağladı. ABD Başkanı Donald Trump’ın tarafların bu hafta sonu yeniden doğrudan görüşmelere başlayabileceği ve bir anlaşmaya yakın olunduğuna yönelik açıklamaları da bu iyimserliği destekledi. Diğer taraftan İsrail ile Lübnan arasında 10 günlük ateşkes sağlandığına yönelik haber akışı, bölgesel tansiyonun belirli ölçüde düşmesine katkı sağladı.

 

Cuma günü ise haber akışı daha belirgin şekilde iyileşirken, ABD ile İran arasında pazar günü Pakistan’da yeni bir görüşmenin gerçekleşebileceği ve Orta Doğu’daki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan bir mutabakat metni üzerinde ilerleme kaydedildiğine yönelik kaynaklara dayandırılan haberler piyasalarda olumlu karşılandı. Ayrıca İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin, Lübnan'daki ateşkes doğrultusunda, ateşkes süresinin sonuna kadar Hürmüz Boğazı'nın tüm ticari gemilerin geçişine açık olacağını bildirmesi sonrasında petrol fiyatlarında düşüşlerin hız kazandığı görüldü. Brent petrol fiyatı 90 doların altını test ederek risk algısındaki iyileşmeyi teyit etti.

 

Ancak hafta sonu gelen haber akışı, söz konusu iyimserliğin kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. İran’ın Hürmüz Boğazı’na yönelik yeniden kısıtlayıcı adımlar atması, gemilere müdahale edildiğine yönelik haberler ve taraflardan gelen sert açıklamalar, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiğine işaret etti. ABD tarafında askeri ve ekonomik baskının artırılabileceğine yönelik mesajlar öne çıkarken, İran cephesinden gelen karşılıklar risk algısının yeniden bozulmasına neden oldu. Hürmüz Boğazı'nda Fransız ve İngiliz gemilerine ateş açılmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump ateşkesin fiilen ihlal edildiğini belirtirken, ablukayı aşmaya çalışan bir İran gemisine müdahale edildiğini açıkladı. Trump ayrıca İran ile yürütülen müzakerelerde nihai karar için çarşamba gününü işaret ederken, kalıcı bir anlaşma sağlanamaması durumunda ateşkesin uzatılmayacağını ve deniz ablukasının süreceğini vurguladı. Bu gelişmeler, kısa vadede risk priminde yukarı yönlü baskının korunabileceğine ve piyasalarda oynaklığın yüksek seyretmeye devam edebileceğine işaret ediyor. Dolayısıyla mevcut süreçte kalıcı bir iyimserlikten ziyade, haber akışına bağlı dalgalı ve kırılgan bir görünümün ön planda kalmaya devam etmesini bekliyoruz.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

Enerji fiyatları ve merkez bankaları: Temkinli duruş sürecek

Jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisi, küresel enflasyon görünümü açısından kritik önem taşımaya devam ediyor. Olası bir anlaşma ve çatışma riskinin azalması durumunda petrol fiyatlarında ilk etapta aşağı yönlü bir düzeltme görülmesi beklenirken, geçen haftanın ikinci yarısında artan diplomasi trafiği ve anlaşma umutlarıyla birlikte petrol fiyatlarında gözlenen geri çekilme bu eğilimi teyit etti. Ancak hafta sonu Hürmüz Boğazı’nın yeniden kapanması, Hürmüz’deki gemilere yönelik müdahaleler, ABD ve İran tarafından gelen sert açıklamalar Cuma günü piyasalarda oluşan iyimserliği tersine çevirirken, jeopolitik riskler yeniden artış kaydetmiş durumda.

 

Cuma günü 90$ seviyesinin altına gerileyen Brent petrol, hafta sonu yaşanan gelişmelerin etkisiyle yeni haftanın ilk işlem saatlerinde 97 – 98 bölgesini test etti. Önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmeler ve haber akışları petrol fiyatları başta olmak üzere küresel piyasalarda çift yönlü oynaklığın yüksek kalmasına neden olacaktır. ABD – İran arasındaki gerilimin sona ermesi ve barışın sağlanması durumunda bile enerji fiyatlarının savaş öncesi seviyelere hızlı bir şekilde geri dönmesi kısa vadede sınırlı bir ihtimal olarak değerlendirilmektedir. Zira çatışmaların enerji altyapısı üzerinde yarattığı tahribat, üretim ve arz tarafında kalıcı etkiler yaratabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

 

Bununla birlikte son haftalarda yalnızca enerji tarafında değil, gübre başta olmak üzere tarımsal girdi fiyatlarında da belirgin artışlar gözleniyor. Bu durum, önümüzdeki süreçte hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde maliyet kaynaklı enflasyon baskılarının yeniden güç kazanabileceğine işaret ediyor. Enerji ve gıda fiyatlarındaki bu görünüm, küresel ölçekte dezenflasyon sürecinin yavaşlayabileceği bir ortama işaret ederken, merkez bankalarının para politikası duruşlarını daha temkinli bir çerçevede şekillendirmesine neden olabilir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarının seyri, yalnızca emtia piyasaları açısından değil, aynı zamanda küresel enflasyon ve para politikası beklentileri açısından da belirleyici olmaya devam edecektir.

 

Son dönemde Fed yetkililerinden gelen açıklamalarda da enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğu vurgulanıyor. Bu çerçevede, iş gücü piyasasındaki görece güçlü görünümün de etkisiyle Fed’in kısa vadede temkinli duruşunu koruyacağı ve politika faizinde hızlı bir gevşeme sürecine girmeyeceği değerlendiriliyor. Piyasalardaki beklentiler, Fed’in faiz indirim sürecinin ötelenebileceğine ve kısa vadede temkinli duruşun korunacağına işaret ederken, yılın son çeyreğinden önce bir faiz indirimi öngörülmüyor. Euro Bölgesi’nde açıklanacak enflasyon verileri ve enerji fiyatlarının seyri, Avrupa Merkez Bankası’nın politika patikasına ilişkin beklentiler açısından kritik önem taşıyor. ECB Yönetim Konseyi Üyesi Madis Muller, İran savaşından kaynaklanabilecek potansiyel enflasyon risklerine karşı tetikte kalmaları gerektiğini ancak aceleci olmamaları gerektiğini söyledi. ECB Başkanı Lagarde, ECB’nin sıkılaşma yönünde bir eğilimi olmadığını, tam anlamıyla esnek ve veriye bağlı hareket edilmesi gerektiğini ancak enflasyon beklentilerinde bozulmanın müdahaleyi gerektirebileceğini söyledi. İngiltere Merkez Bankası tarafında da benzer şekilde ihtiyatlı bir yaklaşımın sürdüğü görülüyor.

TCMB: Faiz indirimi için erken, temkinli duruş korunuyor

Yurt içinde gözler 22 Nisan’da gerçekleştirilecek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası toplantısına çevrilmiş durumda. Mart ayında aylık enflasyonun %2’ye yakın gerçekleşmesi ve nisan ayında da daha yüksek bir aylık artış olabileceğine dair genel beklentiler, enflasyon görünümünde yukarı yönlü risklerin sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle enerji ve gıda fiyatları kaynaklı gelişmeler, dezenflasyon sürecinde bir miktar yavaşlamaya neden olan temel unsurlar arasında yer alıyor. Bu görünüm altında, TÜFE enflasyonunun yılın ilk yarısı sonuna kadar %31 civarında seyretmesini muhtemel görüyoruz.

 

Enflasyon dinamiklerindeki bu seyir ve küresel riskler dikkate alındığında, TCMB’nin para politikasında temkinli duruşunu koruması beklenmektedir. Halihazırda fonlamanın ağırlıklı olarak gecelik faiz üst bandı üzerinden sağlandığı mevcut yapı göz önüne alındığında, kısa vadede politika faizinde bir indirime gidilmesini beklemiyoruz. 22 Nisan’daki TCMB toplantısına dair piyasa beklentileri de ağırlıklı olarak faizlerin sabit tutulacağı yönünde şekillenirken, sınırlı da olsa ilave sıkılaşma ihtimalinin gündemde kalmaya devam ettiği bir ortamdan söz edilebilir. Bizim genel değerlendirmemiz ise TCMB’nin nisan toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağı yönünde şekilleniyor.

 

Brent petrol fiyatının Nisan–Aralık döneminde 80 dolar civarında dengelendiği ve emtia fiyatlarının da bu seviyeye paralel olarak mevcut düzeylerinden kademeli şekilde gerilediği bir senaryoda, TÜFE’nin Ağustos–Eylül dönemine kadar %30’un üzerinde kalmasını, ardından yılın son çeyreğinde kademeli bir düşüşle yıl sonunda %29 seviyesine gerilemesini bekliyoruz. Nitekim mart ayı öncesinde daha iyimser bir senaryoda, TÜFE’nin yılın ilk yarısında %26–27 bandına gerileyebileceğini ve yılı %25 civarında tamamlayabileceğini öngörmekteydik. Emtia arzının kademeli olarak normalleştiği ve fiyatların gerilediği bir senaryoda, para politikasında da kademeli bir normalleşme süreci gündeme gelebilir.

 

Bu çerçevede, fonlamanın yaz aylarından itibaren kademeli olarak haftalık repo ihalelerine kaydırılması ve Eylül–Ekim döneminde sınırlı faiz indirimlerinin hayata geçirilmesi mümkün olabilir. Bu senaryoda yıl sonu politika faizini ise %34,5 – %35,0 civarında öngörüyoruz. Bu görünüm, faiz indirim sürecinin kademeli ve sınırlı bir çerçevede ilerleyeceğine işaret ediyor.

BIST100’de tarihi zirve yenilendi

Geçen hafta genelinde BIST 100 Endeksi’nde pozitif hava korundu. Cuma günü İran’ın Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açması ile petrol fiyatları sert düşerken, küresel risk iştahı artış kaydetti. Cuma günü güç kazanan alımlarla birlikte 18 Şubat’taki 14.533 zirvesini aşan ve yeni tarihi zirvesini 14.601 seviyesine taşıyan BIST100 Endeksi, haftayı %3,65 oranında yükselişle 14.588 puandan tamamladı.

 

İran’ın hafta sonu ABD’nin İran limanlarına ablukasını gerekçe göstererek tekrardan Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve de ABD – İran arasındaki geçici ateşkesin bu hafta sona erecek olması volatiliteyi devam ettirecek gelişmeler olarak karşımıza çıkmakta. Bölgeye yönelik haber akışları fiyatlamaları etkilemeye devam edecek.

 

Bu görünüm altında BIST 100 Endeksi’nde tarihi zirve seviyesi olan 14.601 üzerinde 14.725 - 14.850 pivot seviyeleri ile devamında 15.000 bölgesi kısa vadeli direnç olarak takip edilebilir. Psikolojik açıdan kritik öneme sahip 15.000 bölgesi güçlü bir direnç olarak öne çıkarken, bu seviye üzerinde hacim destekli kalıcılık sağlanabilirse 15.103 – 15.402 ve 15.830 fibonacci seviyeleri sıralı dirençler olarak takip edilebilir.

 

Bölgeye yönelik stresin sürmesi ve geçici ateşkesin yerini tekrardan çatışmalara bırakması durumunda 14.500 – 14.430 aralığı ilk destek bölgesi olup, bu bölge altında 14.300 – 14.200 – 14.080 ve 14.000 seviyeleri destek olarak takip edilebilir. Geçen hafta güçlü bir destek bölgesi olarak izlediğimiz 14.080 – 14.000 altındaki olası kapanışlarda teknik görünümdeki zayıflama ve satış baskısı artış kaydedebilir. Bu durumda 13.880 – 13.730 bölgesine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir.

 

Yeni hafta itibarıyla yurt içinde şirketlerin 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarını açıklamaya başlayacak olması da fiyatlamalar üzerinde etkili olacaktır. Bu süreçte jeopolitik gelişmelerin yanı sıra açıklanacak finansallara bağlı olarak sektör ve hisse bazlı ayrışmaların öne çıkması beklenebilir.

Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.

Güncel Analizler

Güncel Analizler

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Yeni Haftanın Hisseleri & Beklentileri

İstediğiniz Analiz ve Raporlar E-Posta Kutunuza Gelsin!

Piyasadan haberdar olmak için analiz ve raporlarımıza ücretsiz abone olun.

Sadece ilgilendiğiniz yatırım ürününe dair analiz ve raporları almayı tercih edin. Hem mail kalabalığından kurtulun hem de karbon ayak izinizi azaltarak çevreyi koruyun.

İlginizi Çekebilecek Yazılar