Küresel piyasalarda geçen hafta da jeopolitik gelişmeler gündemin ilk sırasında yer almaya devam etti. Özellikle ABD ile İran arasında yaşanan karşılıklı saldırılar ve taraflardan gelen sert açıklamalar hafta boyunca risk algısının yüksek seyretmesine neden oldu. Hafta içerisinde özellikle perşembe günü ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik çok sert saldırıların gerçekleştirilebileceğine yönelik açıklamaları piyasalardaki tedirginliği artırdı. Aynı dönemde İran’ın enerji altyapısının hedef alınabileceğine ilişkin haber akışları ve İran tarafından gelen misilleme mesajları risk iştahını baskıladı.
Ancak perşembe gününün ilerleyen saatlerinde Trump tarafından saldırı planlarının ertelendiğinin açıklanması ve taraflar arasında anlaşma ihtimalinin güç kazandığına yönelik değerlendirmeler piyasalara nefes aldırdı. Cuma günü görüşmelere ilişkin daha yapıcı mesajların öne çıkması ve bir mutabakat taslağı üzerinde çalışıldığına yönelik haber akışı da iyimserliği destekledi.
Hafta boyunca jeopolitik risklerin etkisiyle dalgalı bir seyir izleyen küresel hisse piyasalarında, haftanın son işlem gününde toparlanma eğilimi öne çıktı. Petrol fiyatları hafta içerisinde yüksek seyrini korurken, Trump’ın açıklamalarının ardından aşağı yönlü hareketlerin hız kazandığı görüldü. Altın fiyatları ise bir süredir artan faiz beklentileri ve yüksek seyreden enerji fiyatlarının etkisiyle baskı altında kalmaya devam etti.
Cuma gününün ilerleyen saatlerinde ise ABD Başkanı Trump’ın yaptığı açıklamada, İran haber kaynaklarında yer alan şartların yazılı olarak kararlaştırılan şartlarla bir alakası olmadığını söylemesi ve İran’ın Hürmüz’den ayrılan Hint gemilerine karşı düzenledikleri saldırıların kabul edilemez olduğunu belirtmesi piyasalarda kafa karışıklığını yeniden artırdı. Trump’ın son açıklamaları sonrasında piyasalarda dalgalanmalar görülürken, petrol fiyatları kayıplarını geri aldı.
Hafta sonu ABD ve İran arasında anlaşmaya varıldığı haberi öne çıktı. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında barış anlaşmasına varıldığını bildirerek, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran'da İsviçre'de düzenleneceğini duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump ve İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, anlaştıklarını doğruladı. Trump, Hürmüz Boğazı'nda uygulanan ABD deniz ablukasının kaldırılması talimatını verdiğini açıkladı.
Uzun zamandır beklenen anlaşma haberi sonrasında yeni haftaya başlarken, küresel risk iştahındaki güç kazanımı takip ediliyor. Hisse piyasalarında pozitif seyirler hâkimken, petrol fiyatlarında düşüşlerin hız kazandığı bir fiyatlama izleniyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyon endişelerindeki artışa bağlı olarak zayıf bir görünümün etkili olduğu ons altında da yükselişler takip ediliyor. Cuma günü tarafların imzası beklenirken, sürece ilişkin gelişmeler yakından izlenecektir.
Küresel piyasalarda önümüzdeki hafta en önemli gündem maddesini ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 17 Haziran’da sona erecek haziran ayı toplantısı oluşturuyor. Yılın ilk bölümünde (savaş öncesinde) piyasalarda Fed’in yıl sonuna kadar iki kez faiz indirimine gidebileceği beklentisi hâkimken, son aylarda yaşanan jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatlarındaki yükseliş bu beklentilerin önemli ölçüde değişmesine neden oldu.
ABD ekonomisinde son dönemde açıklanan verler de Fed üzerindeki baskının devam ettiğine işaret ediyor. Önceki hafta açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi iş gücü piyasasındaki güçlü görünümün korunduğunu ortaya koyarken, geçen hafta açıklanan enflasyon verileri de fiyat baskılarının halen yüksek seviyelerde bulunduğunu gösterdi.
İstihdam piyasasında belirgin bir zayıflama görülmezken, enerji maliyetlerinin etkisiyle enflasyon tarafındaki yukarı yönlü risklerin canlı kalması Fed’in faiz indirimlerine ilişkin beklentilerin ötelenmesine neden oluyor. Hatta son dönemde piyasalarda yalnızca faiz indirimlerinin ertelenmesi değil, Fed’in bu yıl sona ermeden yeniden faiz artırımı gerçekleştirebileceği ihtimali de daha güçlü şekilde fiyatlanmaya başladı. Daha önce 2027 yılı için konuşulan olası faiz artırımı beklentilerinin 2026 yılı sonuna doğru öne çekilmesi, küresel varlık fiyatları üzerinde de etkili oluyor.
17 Haziran’da sona erecek toplantıda Fed’in faiz oranlarında herhangi bir değişime gitmesi beklenmiyor. Ancak toplantının önemi faiz kararının ötesinde bulunuyor. Bu toplantı aynı zamanda Fed Başkanı Kevin Warsh yönetimindeki ilk toplantı olacak. Bu nedenle Warsh’ın toplantı sonrasında vereceği mesajlar ve politika yönlendirmeleri piyasalar açısından kritik önemde olacaktır.
Bunun yanında Fed üyelerinin güncellenmiş ekonomik projeksiyonları ve faiz beklentilerini içeren noktasal tahminleri de yayımlanacaktır. Özellikle jeopolitik gelişmelerin ve enerji fiyatlarındaki yükselişin Fed üyelerinin beklentilerinde nasıl bir değişim yarattığı yakından takip edilecektir.
Fed toplantısının yanı sıra önümüzdeki hafta İngiltere Merkez Bankası (BoE) ve Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ) faiz kararları da piyasaların radarında olacak. Japonya Merkez Bankası’nın 15-16 Haziran tarihlerindeki toplantısında politika faizini 25 baz puan artırarak %1,00 seviyesine yükseltmesi bekleniyor. Böyle bir adımın gerçekleşmesi halinde Japonya’da faiz oranları 1990'lı yılların ortasından bu yana görülen en yüksek seviyelere ulaşmış olacak.
Son dönemde Japon Yeni’ndeki değer kaybı, yükselen enerji maliyetleri ve enflasyon görünümündeki bozulma BoJ üzerindeki baskıyı artırıyor. Piyasalar ayrıca yılın ilerleyen dönemlerinde ilave faiz artırımlarının gündeme gelip gelmeyeceğini ve tahvil alım programına ilişkin verilecek mesajları da yakından izleyecektir.
İngiltere Merkez Bankası’nın ise 18 Haziran’daki toplantısında politika faizini %3,75 seviyesinde sabit bırakması bekleniyor. İngiltere’de son dönemde yeniden yükseliş eğilime giren enflasyon görünümü nedeniyle sene başında öngörülen faiz indirim beklentilerinin mevcut durumda rafa kalktığı görülüyor.
Yılın ilk aylarında yaz döneminde faiz indirimleri beklenirken, enerji maliyetlerindeki artış ve küresel enflasyon riskleri nedeniyle BoE’nin daha temkinli bir duruş sergilemesi bekleniyor. Bu nedenle karar kadar, BoE’nin önümüzdeki döneme ilişkin vereceği yönlendirmeler de yakından takip edilecektir. Piyasalar yaz aylarında enerji fiyatları kaynaklı baskıların sürmesi halinde yıl sonuna doğru BoE’nin faiz artırımı seçeneğini değerlendirebileceğini düşünüyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), geçen hafta gerçekleştirilen haziran ayı toplantısında politika faizini %37 seviyesinde sabit bırakırken, gecelik borç verme faizini de %40 düzeyinde korudu. Böylece TCMB piyasa beklentileriyle uyumlu bir karar alırken, mevcut operasyonel çerçeveyi sürdürmeyi tercih etti.
Merkez Bankası fonlamasını %40 seviyesindeki gecelik borç verme kanalı üzerinden gerçekleştirmeye devam ederken, faiz koridoru yapısında da herhangi bir değişikliğe gitmedi. Karar metninde rezervlerdeki toparlanma ve iç talepte gözlenen yavaşlamaya yönelik vurgular dikkat çekti.
TCMB ayrıca jeopolitik gelişmelerin maliyetler, ekonomik faaliyet ve beklentiler üzerindeki etkilerini yakından takip ettiğini ifade etti. Mevcut görünüm altında TCMB’nin bir süre daha piyasayı %40 seviyesinden fonlamaya devam etmesi bekleniyor.
Emtia fiyatlarında normalleşme ve enflasyon görünümünde iyileşme sağlanması halinde yılın üçüncü çeyreğinin son bölümünde fonlamanın yeniden haftalık repo kanalına kaydırılması ve son çeyrekte sınırlı faiz indirimlerinin gündeme gelmesi mümkün olabilir. Bu senaryoda da yıl sonu politika faizinin %35-36 aralığında oluşabileceğini düşünüyoruz.
Hafta içerisinde artış kaydeden jeopolitik risk ve belirsizliklerin etkisiyle dalgalı ve kararsız bir görünüm ortaya koyan Borsa İstanbul’da, haftanın son işlem gününde tekrar güç kazanan anlaşma umutları ve petrol fiyatlarında hız kazanan düşüşler alım iştahını destekledi. Cuma günü bankacılık, havacılık ve holding sektörleri öncülüğünde yükselişlerin güç kazandığı bir fiyatlama takip edildi.
Ancak akşam saatlerine doğru Trump’ın açıklamaları piyasalarda yeniden kafa karışıklığı yaratırken, Borsa İstanbul’daki kazanımların belirli ölçüde geri verilmesine yol açtı. Böylece BIST100 Endeksi haftayı %1,78 oranında değer kazanımıyla 13.939 puandan tamamladı.
Hafta sonu ABD ve İran’ın anlaşmaya vardığı haberi sonrasında, petrol fiyatlarında düşüşler hız kazanırken yeni haftaya endeksin pozitif bir açılışla başlamasını bekliyoruz. Endekste açılışın ardından 14.140 – 14.200 aralığı ilk direnç bölgesi olup, 14.200 üzerinde kalıcılık korunabilirse yükseliş eğilimi etkisini sürdürebilir. 14.200 üzerindeki fiyatlamalarda 14.340 – 14.425 ve 14.500 seviyeleri direnç olarak izlenebilir. 14.500 seviyesi üzerindeki kapanışlarda yükseliş eğilimi yeni bir ivme kazanabilir. Bu durumda 14.650 – 14.775 – 15.000 ve tarihi zirvenin bulunduğu 15.205 seviyesi direnç konumunda bulunmaktadır.
Endekste 14.200 üzerinde kalıcılığın korunamaması ve olası kâr satışlarında ise 14.100 – 14.000 aralığı ile 50 günlük üssel ortalama (13.903) destek olarak izlenecektir. 50 günlük ortalama altındaki kapanışlarda 13.800 – 13.715 – 13.650 ve 13.580 seviyeleri destek olarak takip edilebilir.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.