Geçen haftaya jeopolitik gelişmelerin öne çıktığı bir havayla başladık. ABD Başkanı Trump 3 Ocak Cumartesi günü yaptığı açıklamasında, Venezuela lideri Başkan Nicolas Maduro'ya karşı büyük çaplı bir saldırı düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını belirtti. ABD ordusu tarafından gerçekleştirilen operasyon ile yakalanan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro New York şehrine getirilirken, ABD basınına göre, Maduro ve eşi Cilia Flores’in federal mahkemede yargılanacağı ifade ediliyor. ABD’nin düzenlediği operasyon sonrasında Venezuela’daki gelişmeler, siyasi ve jeopolitik haber akışları yakından izlenecektir. Buna karşın bu gelişmenin küresel risk iştahı ve fiyatlamalar üzerinde anlamlı bir etki oluşturmadığı görüldü. Bununla birlikte 2026 yılında da son yıllarda olduğu gibi jeopolitik gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğiz. Rusya – Ukrayna arasında süregelen savaşı sonlandırmaya yönelik girişimler olsa da henüz anlamlı bir gelişme kaydedilemedi. Önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmeler küresel risk iştahı ve fiyatlamalar üzerinde zaman zaman etkili olmaya ve piyasaların gündeminde yer almaya devam edecektir.
Geçen hafta ABD’de istihdam verileri piyasaların takibinde yer aldı. Çarşamba günü açıklanan aralık ayı ADP istihdam değişimi 41 bin kişi artış göstererek 50 bin olan piyasa beklentisinin altında kaldı. Eğitim ve sağlık hizmetlerinin yanı sıra eğlence ve konaklama sektörleri de istihdam artışına öncülük etti. Rapor, işgücü piyasasının kademeli olarak soğuduğuna, ancak hızla kötüleşmediğine dair değerlendirmeleri destekledi. Piyasaların daha yakından izlediği ve Fed’in kararları üzerinde de belirleyici olan tarım dışı istihdam verisi ise cuma günü açıklandı. Tarım dışı istihdam aralık ayında 70 bin kişi artış beklentisine karşın 50 bin kişilik artış kaydetti. Önceki iki aya ilişkin 76 bin kişilik aşağı yönlü revizyon dikkat çekti. Özel sektör istihdamındaki artış da 37 bin ile 75 bin olan beklentinin oldukça altında kaldı. İmalat sektöründe ise daralma devam ederek istihdam 8 bin kişi azaldı. İstihdam sayısındaki zayıflığa karşın, işsizlik oranı yüzde 4,5 olan piyasa beklentisinin altında kalarak yüzde 4,4 seviyesine geriledi. İş gücüne katılım oranı ise beklentilere paralel olarak yüzde 62,4 seviyesinde sabit kaldı. Enflasyonun öncü göstergelerinden biri olarak takip edilen Ortalama Saatlik Kazançlar, yıllık bazda yüzde 3,6 olan beklentiyi aşarak yüzde 3,8 seviyesine yükseldi. Aylık bazdaki artış ise beklentilere uyumlu şekilde yüzde 0,3 olarak gerçekleşti. Tarım dışı istihdam verisinin beklentilerin altında kalması ve önceki aylara ilişkin aşağı yönlü revizeye karşın işsizlik oranındaki düşüş ve ortalama saatlik kazançların yıllık bazda beklenti üzeri gelmesi karışık bir görünümüne işaret etti.
Piyasalar yılın ilk yarısında 25 baz puan, ikinci yarısında 25 baz puan olmak üzere Fed’den toplamda 50 baz puanlık iki faiz indirimini fiyatlama devam ediyor. Genel beklentiler ilk faiz indiriminin %50’in biraz üzerinde bir ihtimalle nisan toplantısında gelebileceği yönünde şekilleniyor. 2026 yılında başta istihdam ve enflasyon verileri olmak üzere ekonomik veriler ve ekonominin genel görünümü Fed’in faiz kararları ve küresel risk iştahının seyri üzerinde temel belirleyici olacaktır. Veri akışlarına bağlı olarak Fed’e yönelik faiz indirim beklentileri ve risk iştahı şekillenmeye devam edecektir. Yeni haftada 13 Ocak Salı günü TÜFE ile 14 Ocak Çarşamba günü ÜFE rakamı piyasalar tarafından yakından izlenecektir. Enflasyon verisinin yanında ABD’de bankalarla başlayacak olan 2025/4Ç finansal sonuç dönemi de önümüzdeki süreçte risk iştahı üzerinde etkili olacaktır.
Aralık ayında TÜFE %0,95’lik medyan beklenti ve bizim %1,0’lik tahminimizin hafif altında %0,89 olarak gerçekleşti ve yılı da %30,9 seviyesinden tamamladı (Kasım: %31,1). Çekirdek TÜFE enflasyonu bizim %0,9’luk beklentimizin altında %0,63 olarak gerçekleşerek (Aralık 2024: %1,06) yıllık bazda %31,6’dan %31,1’e geriledi. Yurtiçi ÜFE enflasyonu kurdaki stabilitenin yardımıyla ılımlı seyrini koruyarak aylık %0,75 seviyesinde gelse de (Aralık 2024: %0,40) yıllık bazda %27,2’den %27,7’ye yükseldi. Manşet TÜFE’de en yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde %28,31 artış, ulaştırmada %28,44 artış ve konutta %49,45 artış olarak gerçekleşti. Hizmet enflasyonu tarafında düşüş ivmesi aralık ayında da sürdü. Aylık hizmet enflasyonu %0,89 ile üç yılın en düşük seviyesine geriledi. Enflasyonu aşağı çeken başlıca kalem, sezonluk indirimlerin etkisiyle %2,9 gerileyen giyim kalemi oldu; biz burada %1,0’lik bir düşüş öngörmüştük. Ek olarak, %1,05 öngördüğümüz hizmet enflasyonu da %0,89 olarak açıklandı, ki burada da kira enflasyonunun sadece %1,7 olarak gerçekleşmesi etkili olmuş görünüyor. Böylece, %0,9 olarak beklediğimiz çekirdek enflasyon, giyim ve hizmet kalemleri yardımıyla %0,6 olarak gerçekleşmiş oldu. Kurdaki stabilitenin desteğiyle dayanıklı mal grubu enflasyonu %0,7 seviyesinde gerçekleşirken, ay ortasında ilaç fiyatlarındaki artış nedeniyle diğer temel mallar grubunda %2,1’lik bir artış var.
TÜFE enflasyonunun son 2 aydır %1,0’in altında gelmesi, 22 Ocak’taki PPK toplantısı için 200 baz puanlık indirim beklentilerini destekleyebilir. Bununla beraber, TCMB’nin kritik ocak enflasyonunu görmeden temkinli duruşunu koruduğu da görülebilir. TCMB’nin para politikası adımlarının dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleneceği vurgusunu da dikkate alarak, faiz indirim sürecini ocak ayında 150 – 200 baz puanlık bir adımla devam ettirme eğiliminde olabileceğini düşünüyoruz. 2026 yılında dezenlasyonist sürecin devam edeceğini ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) ölçülü ve kademeli faiz indirimleri göreceğimizi değerlendiriyoruz. Faiz oranları (risksiz/alternatif getiri) ile hisse piyasaları arasında ters bir korelasyon bulunurken, faiz oranlarının 2026 yılında kademeli olarak gerilemesinin, Borsa İstanbul’a yönelik yatırımcı ilgisinin artış kaydetmesine katkı sağlayacağı görüşümüzü sürdürüyoruz. Borsa İstanbul’un benzerlerine kıyasla iskontosu ve ana sektör/hisselerdeki temel anlamda süregelen ucuzluk gibi faktörlerin 2026 yılında borsayı destekleyeceği kanısında olduğumuzu son yazımızda belirtmiştik. Yeni yılda rekor yenilemelerinin gözlendiği endekste, pozitif görüşümüzü korurken, sektör ve şirket seçiminin ve aktif bir portföy yönetiminin önemini koruyacağının da altını çizmek isteriz.
Beklentilerden iyi gelen enflasyon verisinin katkısıyla bankacılık ve holding sektörü öncülüğünde yükselişlerin güç kazandığı BIST100 Endeksi’nde 26 Ağustos 2025 tarihinde test edilen ve zirve seviyesi olan 11.605 puanın aşıldığı görüldü. Zirvenin aşılmasıyla birlikte alımların genel yayıldığı ve güç kazandığı endekste, haftanın ikinci yarısında dalgalı görünüme karşın pozitif hava korundu. Cuma günkü alımlarla tarihi zirvesini 12.200,95 puana taşıyan BIST100 Endeksi geçen haftayı %6,11 oranında güçlü bir yükselişle zirve noktasından kapattı. Zirve seviyesinde kapanışı takip ettiğimiz endekste, yükseliş eğiliminin etkisini sürdürmesi durumunda 12.250 – 12.300 aralığı ilk direnç bölgesidir. 12.300 üzerine yerleşmelerde 12.435 pivot seviyesi ile 12.500 – 12.564 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır. Eylül – Kasım dönemindeki düzeltmelere çekilen fibonacci seviyelerinin %161,8’lik kısmına denk gelen 12.564 seviyesi üzerinde hacim destekli kapanışlar alınabilirse 12.800 – 13.000 bölgesine doğru yükselişler yaşanabilir. Endekste olası kâr satışlarında ise 12.150 – 12.065 ve 12.000 seviyeleri kısa vadeli destek noktalarıdır. Psikolojik açıdan önem taşıyan 12.000 üzerinde kalıcılık korunduğu sürece yükseliş eğiliminin devam edebileceğini değerlendirdiğimiz endekste, bu seviye altındaki kapanışlarda düzeltme eğilimi etkisini sürdürebilir. Bu durumda 11.890 – 11.800 – 11.725 ve 11.605 seviyelerine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir. 11.605 önceki zirve seviye altında satışlar hız kazanabilir.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.