Son haftalardaki yazılarımızda ABD ile İran arasında yeniden tırmanan gerilimin küresel piyasalarda risk algısını belirleyen temel unsur haline geldiğini ve enerji fiyatları üzerinden enflasyon ile para politikası beklentilerini yeniden şekillendirdiğini ifade etmiştik. Aradan geçen bir haftalık süreçte ise ABD'nin İran'a yönelik saldırıları durdurması, İran'ın da misilleme saldırılarını sonlandırması ve diplomasi kanalının yeniden öne çıkmasıyla birlikte jeopolitik risklerde kısmi bir rahatlama görüldü.
Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yönelik görüşmelerin de gündeme gelmesi piyasalardaki risk iştahını desteklerken, petrol fiyatlarında belirgin bir geri çekilme yaşandı. Önceki haftayı 88-89 dolar seviyelerinde tamamlayan Brent petrol, geçen haftaya yaklaşık 83 dolar seviyesinden başlarken hafta içerisinde 78 dolara kadar geriledi ve haftayı 81,5 dolar seviyesinden tamamladı.
Bununla birlikte, bölgede kalıcı bir anlaşmanın henüz sağlanmamış olması belirsizliklerin devam etmesine neden oluyor. Hafta içerisinde ABD ve İran tarafından gelen ve zaman zaman farklılaşan açıklamalar, Hürmüz Boğazı'nın açılmasına ilişkin beklentilerin korunmasına karşın sürecin henüz tamamlanmadığını gösterdi.
İran'ın Umman ile Hürmüz Boğazı'nda yeni bir deniz transit güzergâhı oluşturulmasına yönelik görüşmelerde anlaşmaya yaklaşıldığına ilişkin açıklamaları olumlu bir gelişme olarak öne çıkarken, Hürmüz'de bir Birleşik Arap Emirlikleri tankerine yönelik saldırı ve ABD'nin buna ilişkin yaptırım mesajları bölgedeki risklerin tamamen ortadan kalkmadığını gösterdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın müzakerelerin bu kez daha sessiz yürütüldüğünü açıklaması ise diplomasi kanalının korunmaya çalışıldığına işaret ediyor.
Önümüzdeki dönemde Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemi geçişlerinin yeniden ve sürdürülebilir şekilde başlayıp başlamayacağı ile ABD ve İran arasında kalıcı bir uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağı yakından takip edilecektir. Hürmüz'ün yeniden açıldığı ve diplomasi kanalının güçlü kalmaya devam ettiği bir senaryo, risk iştahını desteklerken petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskı oluşturabilir.
Buna karşın görüşmelerin sonuçsuz kalması ve karşılıklı saldırıların yeniden başlaması halinde petrol fiyatlarında yeniden yükseliş ve jeopolitik risklerde artış görebiliriz. Bu nedenle bölgedeki gelişmeler yalnızca petrol fiyatlarının yönü açısından değil, enerji maliyetleri üzerinden küresel enflasyon ve merkez bankalarının para politikaları açısından da önemini koruyor. Önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmelerin seyri, merkez bankalarına yönelik beklentiler ve küresel varlık fiyatları açısından belirleyici olmayı sürdürecektir.
Yurt içi piyasalarda geçen haftanın en önemli gündem maddesi 3 Ağustos Pazartesi günü açıklanan temmuz ayı enflasyon verisi oldu. Temmuz ayında TÜFE aylık bazda %1,78 artarken yıllık enflasyon %32,1'den %31,8'e geriledi. Çekirdek TÜFE aylık %1,80 artarken yıllık çekirdek enflasyon %29,9 seviyesinde gerçekleşti. Yurt içi ÜFE ise aylık %1,52 artarken yıllık ÜFE %27,8'e geriledi.
Beklentilerin altında gerçekleşen özellikle çekirdek enflasyon, manşet rakamın işaret ettiğinden daha olumlu bir görünüm ortaya koydu. Alt kalemlerde özellikle hizmet enflasyonunun aylık %3,2 ile beklentilerin altında kalması olumlu bir gelişme olarak öne çıkarken, yıllık hizmet enflasyonunun %40 civarında seyretmeye devam etmesi fiyat katılığının sürdüğünü gösteriyor. Gıda enflasyonu ise taze sebze fiyatlarındaki yeniden yükselişin etkisiyle aylık %1,6 gerçekleşerek beklentilerin üzerinde kaldı. Dolayısıyla temmuz verisi dezenflasyon sürecinin devam ettiğine ilişkin olumlu sinyaller verse de, yıllık enflasyonun hâlâ %32 seviyesine yakın seyretmesi ve hizmet enflasyonundaki katılık nedeniyle TCMB açısından temkinli duruşun korunması beklenebilir.
Bu noktada petrol fiyatlarının seyri ve jeopolitik gelişmeler para politikası açısından önemini koruyor. ABD-İran arasındaki gerilimin yeniden yükselmesi ve petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle daha önce ağustos ayında fonlama maliyetinin %40 seviyesinden %37'ye doğru normalleşebileceğine ilişkin beklentiler ötelenmişti. Son dönemde diplomasi umutlarının güçlenmesiyle petrol fiyatlarının yeniden gerilemesi ise daha olumlu bir tablo ortaya koysa da gelişmeler önemini koruyor.
Petrol fiyatlarının 80 doların altında, özellikle 70-75 dolar bölgesinde kalıcı hale gelmesi ve jeopolitik risklerin azalması halinde TCMB'nin önümüzdeki dönemde fonlama tarafında kademeli bir normalleşmeye yönelmesi mümkün olabilir. Bu nedenle yeni haftada 13 Ağustos Perşembe günü gerçekleştirilecek TCMB Enflasyon Raporu toplantısı yakından takip edilecektir. Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahminlerinde yapabileceği olası revizyonlar, petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmeleri ve para politikasının önümüzdeki dönemdeki seyrine yönelik vereceği mesajlar piyasaların odağında olacak ve fiyatlamaları şekillendirecektir. Petrol fiyatlarının kısa vadede yeniden 70-80 $ arasında dengeleneceğini varsaydığımız baz senaryomuza göre, sene sonu TÜFE enflasyonunu (yukarı yönlü riskler olmakla birlikte) %29,8 seviyesinde, politika faizini ise %35,5-36,0 seviyelerinde öngörüyoruz.
Önceki hafta satış ağırlıklı bir seyrin öne çıktığı ve teknik görünümün zayıflama kaydettiği Borsa İstanbul'da geçen hafta jeopolitik risklerdeki yatışma ve petrol fiyatlarındaki gerilemenin katkısıyla tepki alımlarının etkili olduğu görüldü. BIST100 Endeksi geçen haftayı %2,39 oranında bir yükselişle 13.779 puandan tamamladı.
Fibo trend dönüş çizgisi ile 100 günlük üssel ortalamaya denk gelen ve önemli bir seviye olarak izlediğimiz 13.820 bölgesi üzerinde yerleşmelerde toparlanma çabasının devam edebileceği endekste, 13.950 – 14.000 aralığı kısa vadeli direnç bölgesi olarak takip edilecektir. 14.000 üzerinde kapanışlar alınabilirse 14.080 – 14.150 – 14.200 ve 14.250 seviyeleri direnç olarak izlenecek olup, 14.250 üzerinde hacim destekli kapanışların kaydedilmesi yükseliş eğiliminin yeni bir ivme kazanmasına katkı sağlayabilir. Bu durumda 14.380 ve 14.550 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır.
Endekste 13.820 – 14.000 bölgesi üzerine yerleşmenin sağlanamaması ve yeniden satışların gözlenmesi halinde ise 13.700 – 13.650 aralığı ilk destek bölgesidir. Bu bölge altına sarkmalarda 13.565 – 13.500 ve 13.375 seviyeleri destek olarak takip edilecek olup, devamında 13.300 – 13.200 ve 200 günlük üssel ortalama (13.106) destek olarak önem kazanacaktır. 200 günlük ortalamanın kırılması ve altında kapanışların yaşanması teknik görünümdeki bozulmanın ve satış baskısının derinleşmesine yol açabilir.
Jeopolitik gelişmeler, petrol fiyatlarının seyri ve 13 Ağustos'taki TCMB Enflasyon Raporu toplantısı endeksin seyri üzerinde etkili olacaktır.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.