Aylık Bülten

Gedik Yatırım Aylık Strateji Raporu: Şubat 2026

Yayınlanma Tarihi: 02.02.2026

Küresel çapta riskler gündemde kalmaya devam ediyor

Küresel piyasalarda son dönemde politik ve jeopolitik risklerin ön plana seyrettiği bir süreç takip ediliyor. ABD Başkanı Trump’ın Kanada ve Güney Kore’ye yönelik tarife tehditlerini artırması, ticaret politikalarının yeniden küresel büyüme ve enflasyon görünümü üzerinde baskı yaratabilecek bir araç olarak devreye girebileceğini gösteriyor. Bu süreç piyasalarda ticaret savaşlarının yeni bir faza geçebileceğine dair endişeleri artırdı. Jeopolitik cephede ise ABD–İran hattındaki tansiyon gündemde kalmaya devam ediyor. ABD’nin deniz gücünü İran’a yönlendirmesi, Orta Doğu kaynaklı risk primini gündemde tutarken, İran’dan gelen sert açıklamalar ve ülkedeki iç karışıklıkların derinleşmesi belirsizliği artırıyor. Diplomatik çözüm mesajları zaman zaman öne çıksa da sahadaki askeri hareketlilik, bu başlığın kısa vadede tamamen gündemden düşmesini zorlaştırıyor. İran merkezli gelişmeler, yalnızca bölgesel değil, enerji fiyatları ve küresel risk algısı üzerinden küresel piyasalar açısından da kritik olmaya devam ediyor. ABD – İran arasında yaşanabilecek askeri bir müdahale ve süreç hem küresel hem de yurt içi fiyatlamalar üzerinde ciddi bir oynaklık ve risk iştahında baskılanmayı beraberinde getirebilir. Öte yandan, geçen haftalarda öne çıkan ABD ile Avrupa Birliği arasındaki Grönland gerilimi, geçen hafta doğrudan manşetlerde yer almasa da önemini koruyor. Grönland başlığının, yalnızca diplomatik bir anlaşmazlık değil; savunma, enerji ve ticaret politikalarıyla bağlantılı daha geniş bir jeopolitik çerçeve sunduğunu düşünüyoruz.

 

Bu risk ortamı içerisinde hafta boyunca güvenli liman talebi belirgin şekilde öne çıktı. Jeopolitik gerilimler ve tarife söylemleriyle birlikte altın ve gümüş gibi emtialarda güçlü yükselişler izlendi. Ancak haftanın sonuna doğru fiyatlamalarda yön değişti. Trump’ın yeni Fed Başkanı adayını açıklayacağını duyurması ve piyasalarda Kevin Warsh isminin öne çıkmasıyla birlikte dolar endeksinde güçlenme görüldü. Bu gelişme, altın ve gümüşte kısa sürede sert kâr satışlarını beraberinde getirdi. Cuma gününün ilerleyen bölümünde ABD Başkanı Trump, Fed başkan adayını piyasaların öngörüsüyle uyumlu olarak Kevin Warsh olarak açıkladı.

Fed toplantısı geride kaldı

Küresel piyasalarda haftanın en önemli gündem maddesi olan Fed toplantısı geride kaldı. Fed, piyasa beklentileriyle uyumlu olarak politika faizini sabit tuttu. Karar sonrası Fed Başkanı J. Powell, ABD ekonomisinde büyümenin beklentilerin üzerinde güçlü seyrettiğini, işgücü piyasasının dirençli yapısını koruduğunu ve enflasyonun düşüş eğiliminin devam ettiğini ifade etti. Fed’in faiz indirimleri konusunda aceleci olmayacağı vurgusu öne çıktı. Powell, faiz indirimleri için veri odaklı yaklaşımın sürdürüleceğini ve enflasyonda kalıcı bir iyileşme görülmeden gevşeme adımlarının hızlandırılmayacağını belirtti. Bu mesajlar, piyasalarda 2026 yılına ilişkin faiz indirim beklentilerinin korunmakla birlikte, indirimlerin zamanlamasına dair temkinli duruşun güçlenmesine neden oldu. Özellikle son dönemde güçlü gelen dayanıklı mal siparişleri ve büyüme verileri, Fed’in elini rahatlatan unsurlar olarak öne çıkıyor. Piyasalardaki beklentiler 2026 yılı için iki indirim öngörmeye devam etse de ilk faiz indirim beklentisinin haziran ayında yoğunlaştığı takip ediliyor.

Avrupa ve İngiltere Merkez Bankalarının toplantıları izlenecek

5 Şubat Perşembe günü Avrupa ve İngiltere Merkez Bankalarının toplantıları ve faiz kararları piyasaların takibinde yer alacaktır. Avrupa Merkez Bankası (ECB) aralık toplantısında da faiz oranlarını sabit tutmuş ve 2025 Haziran’dan sonra dördüncü toplantısında da faiz oranlarında değişime gitmemişti. ECB, gelecekteki faiz patikası konusundaki yönlendirmesini değiştirmeyerek veriye dayalı hareket etme ve toplantı bazında karar alma söylemini de tekrarlamıştı. Piyasalar 5 Şubat’taki toplantıda ECB’den bir faiz değişimi öngörmüyor. Bununla birlikte ECB Başkanı Lagarde’ın açıklamaları yakından izlenecektir. İngiltere Merkez Bankası (BoE) ise aralık toplantısında beklentilerle uyumlu olarak 25 baz puan faiz indirimi giderek politika faizini %4,00 seviyesinden %3,75’e çekmişti. BoE Başkanı A. Bailey, karar sonrası değerlendirmesinde, enflasyondaki düşüşe işaret ederek, faizini %3,75 seviyesine indirdiklerini, faizin kademeli olarak düşüş eğiliminde olduğunu ancak her faiz indirimiyle, ne kadar daha indirim olacağı konusunun daha da belirsiz hale geldiğini ifade etmişti. Piyasalar 2026 yılında BoE’nin bir ya da iki kez daha 25’şer baz puanlık faiz indirimine gidebileceğini fiyatlamakla birlikte, 5 Şubat’taki toplantısında faizlerin sabit tutulacağını değerlendiriyor.

Yurt içinde ocak ayı enflasyon verisi kritik olacak

Yurt içinde gözler yarın açıklanacak ocak ayı enflasyon verisine çevrilmiş durumda. Ocak ayı enflasyonu, yılın geri kalanına ilişkin dezenflasyon sürecinin seyri açısından kritik bir eşik niteliği taşıyor. Piyasa beklentisi ocak ayında tüketici enflasyonunun aylık %4,20, yıllık %29,90 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde şekillenirken, bizim beklentimiz aylık %4,35 artış yönünde bulunuyor. Özellikle gıda ve hizmet kalemlerindeki fiyatlama davranışları, ilk çeyrek enflasyon görünümünü belirleyecek ana unsurlar arasında yer alacak. Ocak enflasyonunun beklentilere yakın gerçekleşmesi, para politikasında temkinli gevşeme sürecinin korunmasına imkân tanıyabilir. Buna karşılık, beklentilerin belirgin şekilde üzerinde bir gerçekleşme, faiz indirim sürecine ilişkin soru işaretlerini artırabilir. Bu nedenle ocak ve şubat ayı enflasyon verileri, hem TCMB’nin politika patikası hem de yurt içi varlık fiyatlamaları açısından belirleyici olacaktır. Enflasyonun piyasa beklentilerine paralel seyretmesi halinde (örneğin Ocak enflasyonu %4,0, Şubat enflasyonu da %2,0), TCMB’nin faiz indirimlerini 100 – 150 baz puanlık adımlarla sürdürmesi olası görünürken; beklentilerin üzerinde gelebilecek veriler, faiz indirimlerine ara verilebileceği beklentilerini güçlendirebilir.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

BIST100 ocak ayını %22,88 oranında yükselişle kapattı

BIST 100 Endeksi ocak ayında %22,88 oranında güçlü bir değer kazanımı kaydetti. Teknik açıdan bakıldığında, endekste 5 ve 7 günlük üssel ortalamaların belirlediği 13.525 – 13.385 bandı kısa vadede ilk güçlü destek bölgesi olarak izleniyor. Ocak ayı içerisinde destek olarak öne çıkan 5 ve 7 günlük kısa vadeli ortalamalar altında kapanışlar yaşanmadığı sürece olası düşüşleri sınırlı düzeltmeler olarak değerlendiriyor ve yükseliş eğiliminin devam edebileceği görüşümüzü sürdürüyoruz. Endekste yarın açıklanacak enflasyon verisi kısa vadede fiyatlamalar üzerinde volatiliteyi artırabilir. Yukarı yönlü seyrin devamında 13.907 zirve seviyesi ile devamında 13.950 – 14.000 aralığı kısa vadeli direnç bölgesidir. Psikolojik bir seviye olan 14.000 üzerinde hacim destekli kapanışlar alınabilirse yükseliş ivmesi devam edebilir. Bu durumda 14.165 – 14.300 ve 14.500 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. 14.500 üzerine yerleşmelerde 14.750 – 15.000 bandı yeni hedef aralığı olabilir. Hafta içerisinde kâr satışlarının gözlenmesi halinde ise 13.700 – 13.600 aralığı ile devamında 5 ve 7 günlük üssel ortalamalar (13.525 / 13.385) kısa vadeli destek konumunda bulunmaktadır. Kısa vadeli bu ortalamalar altındaki kapanışlarda düzeltme eğiliminin etkisini sürdürebileceği endekste, 13.260 – 13.150 – 13.072 ve 13.000 seviyelerine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir. Fibonacci düzeltme seviyelerinin %23,6’lık kısmına denk gelen 13.072 ile psikolojik öneme sahip 13.000 seviyesi altındaki kapanışlar, satış baskısının artmasına ve 12.750 – 12.550 bölgesine doğru geri çekilmelere zemin hazırlayabilir.

Piyasalarda Son Durum

BIST100 Endeksi, ocak ayını %22,88 oranında bir yükselişle 13.838 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru ocak ayını %1,27 oranında bir yükselişle 43,4992 seviyesinde tamamladı. Dolar bazlı BIST-100 endeksi, endeksin zirve seviyeleri test etmesi ve kurdaki sınırlı yükselişe bağlı olarak ocak ayını %21,34 oranında bir yükselişle 318,13 seviyesinden kapattı. Dolar bazlı endekste; 320,00 - 322,00 ilk olarak izlenecek direnç noktaları olacaktır. Bu direnç bölgesinin üzerinde 324,30 - 327,30 - 330,10 ve 332,90 - 334,80 bir sonraki dirençleri olarak izlenecektir. Geri çekilmeler içinse 316,60 - 314,70 - 312,00 - 310,00 desteklerinin altında kapanışlarda ivme kaybının devamı beklenebilir. Bu durumda 308,36 - 306,52 - 304,70 destek noktaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Yabancı takas oranı ocak ayını 37,05 seviyesinde tamamladı.

 

03 Şubat günü Türkiye'de ocak ayı enflasyonu açıklanacak. Verinin ardından 12 Mart tarihinde yapılacak TCMB faiz kararına yönelik beklentilerin şekillenmesini sağlayacağını değerlendiriyoruz. Merkezin, şubat ayında toplantısı bulunmuyor. Ancak 12 Şubat tarihinde, TCMB bu yılın ilk enflasyon raporunu yayınlayacak. Rapor öncesi ocak ayı enflasyonu da açıklanmış olacak. Merkezin raporla ilgili detayları, vereceği mesajlar oldukça önemli olacaktır. Dolar/TL kuru ocak ayını %1,27 oranında bir yükselişle 43,4992 seviyesinden, Euro/TL kuru ise %2,08 oranında bir yükselişle 51,6034 seviyesinden kapattı. Ocak ayında, Trump'ın tarife tehditleri, Fed ile ilgili belirsizlik ve artan jeopolitik riskler, küresel çapta dolara olan güven kaybına neden oldu. Bu nedenle Dolar endeksi(DXY), ocak ayını %1,35 oranında bir düşüşle 96,99 puandan tamamlamış oldu.

 

10 yıllık uzun vadeli hazine tahvil faizi Ocak ayında 69 baz puan artışla yüzde 29,69 seviyesinde, 2 yıllık kısa vadeli hazine tahvil faizi ise 261 baz puan düşüşle 34,61 seviyesine gerileyerek ayı tamamladılar. Ocak ayında öne çıkan gelişmeler; Hazine, Aralık ayında gerçekleştirdiği 10 ihale ile 477,7 milyar TL ihale yoluyla iç borçlanma gerçekleştirdi. Kasım ayında %0,87 düzeyinde kaydedilen aylık TÜFE enflasyonu Aralık’ta da %0,89 ile %1’in altında gerçekleşti. Sanayi üretim endeksi Kasım’da %2,5 artış kaydetti. 2025’te otomotiv satışları 1,4 milyon adet ile rekor kırdı. İSO Türkiye İmalat Sanayi PMI Aralık’ta 48,9 düzeyinde kaydedildi. Merkezi yönetim bütçesi Aralık’ta 528 milyar TL açık verdi. TCMB politika faizini %37 seviyesine indirdi. Ocak ayında tüketici güven endeksi ise %0,3’lük sınırlı bir artışla 83,7 seviyesinde gerçekleşti. Aralık ayında konut fiyat endeksi aylık bazda %0,2 ile Nisan 2020’den bu yana en düşük artışını kaydetti. Fed Ocak toplantısında politika faizini beklentiler paralelinde %3,50-%3,75 aralığında sabit tuttu. Aralık’ta aylık bazda %0,5 gerileyen inşaat sektörü güven endeksi Ocak’ta %1,5 yükselerek yılın ilk ayında sektör faaliyetlerinde iyileşme olduğunu gösterdi. Aynı dönemde sektörel güven hizmet sektöründe %1,3 ile yükseliş eğilimini sürdürürken, perakende ticaret sektöründe %2,4 ile beş ay sonra ilk kez gerileme kaydetti. TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı Aralık’ta %7,7 ile veri setinin başlangıç yılı olan 2005’ten bu yana en düşük seviyesinde gerçekleşti.

 

EURUSD paritesi 2021 yılından bu yana 1,2000 seviyesinin altında fiyatlanıyordu. 2026 yılı ocak ayında küresel çapta dolara olan güven kaybı, EURUSD paritesinin hızlı yükselmesine neden olduğu için yeniden 1,2000 seviyesinin üzerine doğru yükseliş kaydetti. Bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlayamadığı için geri çekilmeler görülen parite ocak ayını 1,1851 bölgesinde tamamladı. Bu seviyenin altında 1,1800 - 1,1741 - 1,1694 destek noktaları olarak izlenecektir. Fibo düzeltme seviyesi 1,1694 seviyesinden geçerken, bu seviyenin altında 1,1575 desteği gündeme gelecektir. Yukarıda 1,1918 - 1,2082 - 1,2196 direnç noktaları olarak izlenecektir. Paritenin 1,2000 seviyesinin üzerinde kapanışlar belirtilen direnç noktalarının üzerinde seyrini kolaylaştırabilir. Ancak paritenin 1,2000 seviyesinin altında kalması yükselişinde zorlanmasına neden olacaktır. Şubat ayında, Avrupa Merkez Bankasının faiz kararı takip edilecek. Banka için bu ayki toplantısında faiz indirimi beklentisi bulunmuyor. Karar metnindeki ifadeler ve Başkan Lagarde'ın konuşması yakından takip edilecek.

 

Ocak ayı ons altında tarihi rekorların kırıldığı ve 5.598$ seviyelerine kadar yükselişlerin kaydedildiği bir ay oldu. ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yaptığı operasyon ve ABD Başkanı D. Trump’ın Latin Amerika ülkelerini tehdidi, ABD’nin Grönland üzerinde AB ile ticari ve askeri (NATO) alanda karşı karşıya gelmesi, FED’in bağımsızlığına yönelik endişeler ve ABD Adalet Bakanlığı’nın FED’e cezai kovuşturma kapsamında celp yazısı göndermesi, ABD’nin İran’a müdahale olasılıkları kapsamında deniz gücünü Basra Körfezi’ne göndermesi, Japonya’nın erken seçim kararı alması sonrasındaki süreçte Yen’in Dolar karşısında değer kazanması vb. nedenler ocak ayı genelinde güvenli limanlara olan talebi yüksek seviyeye çıkardı. Genel görünümde jeopolitik riskler yüksek seyretmekte olup, para birimleri ve tahvillerden kaçış da değerli madenleri desteklemekte. Ancak çoğu riskin fiyatların içinde olması düşüş yönlü volatiliteyi de ocak ayının son gününde beraberinde getirdi. ABD Başkanı D. Trump’ın FED Başkanlığı adaylığına K. Warsh’ı açıklamasına yönelik haber ve ABD – İran müzakerelerine yönelik işaretler riskleri azaltırken, şubat ayının ilk gününde de ons atında satış eğilimi artmış durumda.

 

Ocak ayında brent petrolde yükseliş eğilimleri takip edildi. Genel görünümde 2026 yılına ilişkin arz fazlası endişeleri fiyatları baskılayan unsur olarak karşımıza çıksa da ocak ayında ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Maduro’ya yönelik yaptığı operasyon, ABD Başkanı D. Trump’ın Latin Amerika ülkelerini tehdit etmesi, Grönland üzerinden ABD ile AB’nin ticari ve askeri olarak karşı karşıya gelmesi ve de en önemlisi ABD’nin İran’a yönelik askeri operasyon tehditleri sonrasında deniz gücünü Basra Körfezinde konuşlandırması arz şoku endişelerini beraberinde getirerek fiyatların yükselişinde önemli etken oldu. Bir diğer gelişme ise Kazakistan’ın ocak ayında iki büyük petrol sahasında kısa süreli geçici üretimi durdurması da ay içerisinde fiyatları destekledi. OPEC + ülkeleri mart ayında petrol üretimini sabit tutma kararı alırken, ABD – İran arasındaki müzakere işaretleri ile şubat ayına petrol fiyatları sert düşüşle başladı. Brent petrol, bu sabah saat 08:00 itibariyle 66,08$ civarında sert satıcılı hareket etmekte olup, teknik görünümde 65,75$ - 65,15$ - 64,56$ - 64,21$ - 63,63$ ve 62,99$ seviyeleri destek; 66,66$ - 67.11$ - 67,46$ - 68,20$ ve 68,78$ seviyeleri direnç olarak izlenebilir.

İnternet sitemizde yapılan bu paylaşımlar, yalnızca bilgilendirme amaçlı olup herhangi bir şekilde yatırımcılara telkinde bulunma, yatırımcıları yönlendirme yahut yatırımcılara kar/zarar vaadi verme şeklinde yorumlanamaz.

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Yeni Ayın Hisseleri & Beklentileri | Ocak 2026

Güncel Analizler

Güncel Analizler

İlginizi Çekebilecek Yazılar