Aylık Bülten

Gedik Yatırım Aylık Strateji Raporu: Nisan 2026

Yayınlanma Tarihi: 01.04.2026

Jeopolitik gelişmeler gündemi belirliyor

Mart ayı jeopolitik gelişmelerin gölgesinde geride kalırken, Ortadoğu kaynaklı gelişmeler fiyatlamaları şekillendirmeye devam ediyor. 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırısı ile devamında İran’ın bölgedeki ABD üslerine ve İsrail’e yönelik misillemeleri jeopolitik riskleri önemli ölçüde artırdı. 28 Şubat’tan bu yana karşılıklı saldırılar devam ederken, Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve tanker trafiğinin durma noktasına gelmesi petrol fiyatları başta olmak üzere enerji maliyetlerinde sert yükselişlere neden oldu. Mart ayında artan enerji maliyetleriyle birlikte gündeme gelen sıkı para politikası beklentileri küresel tahvil piyasalarında satış baskısını beraberinde getirirken, tahvil faizlerinde yukarı yönlü hareketler takip edildi. Gelişmekte olan ülke tahvillerinde yön değişimi ve carry trade tarafında tarihi çıkışlar öne çıkarken, bu süreçte hisse senetlerinde zayıf ve dalgalı bir görünüm izlendi. Tahvil faizlerindeki yükselişler ve faiz indirim beklentilerindeki zayıflamayla altın ve gümüş gibi değerli emtialar da mart ayında zayıf bir seyir izlendi. Mart ayının son gününde, ABD Başkanı Trump’ın stratejik açıdan kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı büyük ölçüde kapalı kalsa bile İran’a yönelik askerî harekâtı sonlandırmaya hazır olduklarına ilişkin haber akışı öne çıktı. Bu gelişme, piyasada savaşın sona erebileceğine dair beklentileri canlandırdı. 31 Mart akşamında İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın AB Konseyi Başkanı Costa ile görüşmesinde, saldırıların tekrarlanmaması halinde savaşı bitirmeye hazır olduklarını söylemesi barışın sağlanabileceğine dair iyimserliği artıran bir gelişme olarak öne çıktı. Mart ayının son işlem gününde petrol fiyatlarındaki düşüş hızlanırken, küresel hisse piyasalarında ve emtia cephesinde alımların güç kazandığı görüldü.

 

Önümüzdeki süreçte bölgedeki gelişmeler ve haber akışları küresel risk iştahı ve fiyatlamalar üzerinde ana belirleyici olmayı sürdürecektir. Bu hususta üç temel senaryo üzerinde durulabilir. Son haber akışlarının desteklediği baz senaryoda gerilimin kontrollü şekilde azalması ve enerji fiyatlarının kademeli olarak dengelenmesi, riskli varlıklarda ve emtia cephesinde toparlanmayı destekleyebilir. Alternatif senaryoda ise bölgesel gerilimin yeniden tırmanması ve arz kesintilerinin derinleşmesi, küresel piyasalarda satış baskısını artırabilir. Daha düşük olasılıklı ancak yüksek etkili risk senaryosunda ise çatışmanın genişlemesi ve kara harekâtı gibi unsurların devreye girmesi durumunda küresel fiyatlamalarda sert bozulmalar görülebilir. Bu çerçevede, kısa vadede piyasa yönü üzerinde jeopolitik tansiyonun seyri, enerji fiyatlarının dengelenme hızı ve enflasyon görünümüne bağlı olarak faiz beklentilerinin evrimi ana belirleyici parametreler olacaktır. Bu üçlü yapı, varlık fiyatlamalarında oynaklığın yönü ve şiddetini de doğrudan belirleyecektir.

Artan enerji maliyetlerinin küresel etkileri

Petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan yükseliş, küresel ekonomi üzerinde çok katmanlı bir baskı oluştururken, enerji maliyetleri üzerinden enflasyonist risklerin yeniden belirginleştiği görülüyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artışın üretim maliyetleri üzerinden enflasyonist baskıları artırması, aynı zamanda hane halkı harcamalarını sınırlayarak büyüme görünümü üzerinde aşağı yönlü riskleri güçlendiriyor. Bu çerçevede enerji kaynaklı maliyet enflasyonunun, talep kaynaklı enflasyona kıyasla daha kalıcı ve para politikası araçlarıyla kontrol edilmesi daha zor bir yapı sergilediği izleniyor. Enflasyon görünümünde yukarı yönlü risklerin belirginleşmesi, faiz indirim beklentilerinin ötelenmesine neden olurken, büyüme tarafındaki zayıflama ise para politikasında manevra alanını sınırlıyor. Savaş öncesinde piyasalarda Fed’in 2026 yılının ikinci yarısında 25’er baz puanlık iki faiz indirimi gerçekleştireceği beklentisi öne çıkarken, mevcut konjonktürde bu beklentilerin önemli ölçüde ötelenerek yeniden fiyatlandığı görülmektedir. 30 Mart Pazartesi günü açıklamalarda bulunan Fed Başkanı Powell, işgücü piyasasında aşağı yönlü riskler ile enflasyonda yukarı yönlü risklerin arttığını ve bu durumun Fed'in iki görev alanı arasında bir gerilim oluşturduğunu belirtti. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Lagarde ekonomik görünümde derin bir belirsizlik olduğunu vurgularken, gerektiğinde politika değişikliğine gidilebileceğini ifade ediyor. Enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerindeki etkileri, ECB’nin beklenenden daha uzun süre sıkı kalabileceği ve ilave faiz artışlarının gündeme gelebileceği yönündeki beklentileri artırıyor. İngiltere Merkez Bankası (BoE) tarafında da benzer şekilde daha sıkı bir para politikası beklentisi güç kazanıyor.

Yurt içinde gözler mart ayı enflasyon verisinde

Yurt içinde 3 Nisan’da açıklanacak mart ayı enflasyon verisi, artan enerji maliyetlerinin etkilerinin görülmesi açısından kritik önem taşıyor. Piyasadaki medyan beklentiler TÜFE’nin mart ayında %2,35 oranında artış kaydedeceği ve yıllık TÜFE’nin %31,45 olarak gerçekleşeceği yönünde şekilleniyor. Beklenti aralığının aylık bazda %2,00 ile %4,00 arasında değişmesi, veri etrafındaki belirsizliğin yüksek seyrettiğine işaret ediyor. Yıl sonu enflasyon beklentisinin ise %25,80 seviyesine yükselmesi, enflasyon görünümüne yönelik risklerin devam ettiğini ortaya koyuyor. Gedik Yatırım olarak bizim tahminimiz ise aylık %2,50 oranında bir artış olabileceği yönünde şekilleniyor. Özellikle mart ayında enerji ve gıda kalemlerindeki yükselişin öne çıkacağını değerlendiriyoruz. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarının seyri, kur gelişmeleri ve küresel risk iştahındaki değişim, yurt içi enflasyon dinamikleri ve para politikası açısından belirleyici olmaya devam edecektir.

BIST100’de mart ayında satıcılı seyir öne çıktı

Jeopolitik gelişmeler dolayısıyla sert yükseliş kaydeden petrol fiyatları, zayıflayan küresel risk iştahı ve merkez bankalarına dair daha temkinli/sıkı para politikası beklentileri mart ayı içerisinde Borsa İstanbul’da satış ağırlıklı bir fiyatlamanın yaşanmasına neden oldu. BIST100 Endeksi mart ayını %6,76 oranında bir kayıpla 12.791 puandan tamamladı. Endeks kapanışı sonrasında İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın AB Konseyi Başkanı Costa ile görüşmesinde, saldırıların tekrarlanmaması halinde savaşı bitirmeye hazır olduklarını söylemesi bölgede ateşkes beklentileri desteklerken, önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmeler ve haber akışları yakından izlenmeye devam edilecektir. Ateşkesin sağlanması durumunda Borsa İstanbul’da ilk fiyatlamalarda yükselişlerin güç kazandığı görülebilir. Ancak orta vadedeki seyir üzerinde enflasyon görünümü ve TCMB’ye yönelik şekillenecek faiz indirim beklentileri belirleyici olacaktır. BIST100’de yükseliş eğiliminde ilk olarak 50 günlük üssel ortalama (13.016) kısa vadeli direnç noktası olup, bu ortalama üzerinde kalıcılık sağlanabilirse 13.200 – 13.300 – 13.440 ve 13.550 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır. 13.550 fibo seviyesi üzerindeki kapanışlar, orta vadeli trendin yeniden yukarı dönmesine ve momentumun teyit edilmesine işaret edebilir. Jeopolitik risklerin yeniden artması ve ateşkes sağlanamaması halinde ise yaşanabilecek düşüşlerde 12.700 – 12.600 aralığı kısa vadeli destek bölgesi olup, devamında 100 günlük üssel ortalama (12.535) ve fibonacci trend dönüş çizgisinin geçtiği 12.450 bölgesi önem kazanacaktır. Kritik öneme sahip 12.450 altındaki kapanışlarda satış baskısının derinleştiği görülebilir. Bu durumda 12.200 – 12.000 bölgesine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

Piyasalarda Son Durum

ABD – İsrail ve İran arasındaki savaş, küresel çapta enerji maliyetlerinde sert yükselişleri beraberinde getirirken, enflasyon endişeleriyle birlikte merkez bankalarının daha temkinli ve sıkı bir para politikası izleyeceklerine dair endişeler mart ayında küresel risk iştahını baskıladı. Jeopolitik risklere bağlı olarak Borsa İstanbul’da da mart ayında zayıf bir seyir takip edildi. BIST100 Endeksi, mart ayını %6,76 oranında bir düşüşle 12.791 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru mart ayını %1,17 oranında bir yükselişle 44,4459 seviyesinden tamamladı. Dolar bazlı BIST-100 Endeksi, endeksteki kayıp ve kurdaki sınırlı yükselişe bağlı olarak mart ayını %7,83 oranında bir düşüşle 287,79 seviyesinden kapattı. Dolar bazlı endekste, 282,00 – 275,00 - 268,00 ve 262,50 seviyeleri destek olarak, 293,00 – 300,00 – 305,00 ve 310,50 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. Ocak ve şubat ayında yabancı yatırımcıların alımları öne çıkarken, mart ayındaki gelişmelerle yabancı yatırımcılar satıcılı tarafta yer aldı. Yabancı takas oranı mart ayında 1,29 puanlık bir düşüşle 35,56 seviyesine geriledi.

 

Yurt içinde 3 Nisan’da açıklanacak mart ayı enflasyon verisi, artan enerji maliyetlerinin etkilerinin görülmesi açısından kritik önem taşıyor. Gedik Yatırım olarak bizim tahminimiz ise aylık %2,50 oranında bir artış olabileceği yönünde şekilleniyor. Hatırlanacağı üzere, TCMB 12 Mart’taki toplantısında faiz oranlarında değişime gitmemiş ve para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı ve toplantı bazlı bir yaklaşımla alınmaya devam edeceğine yönelik vurgusunu güçlendirmişti. Önümüzdeki dönemde enerji fiyatlarının seyri, kur gelişmeleri ve küresel risk iştahındaki değişim, yurt içi enflasyon dinamikleri ve para politikası açısından belirleyici olmaya devam edecektir. Dolar/TL kuru mart ayını %1,17 oranında bir yükselişle 44,4459 seviyesinden, Euro/TL kuru ise %1,06 oranında bir düşüşle 51,3590 seviyesinden kapattı. Artan enerji maliyetlerinin küresel çapta enflasyonu artıracağı ve merkez bankalarının daha temkinli bir duruş ortaya koyacaklarına dair beklentiler mart ayında tahvil faizlerindeki yükselişleri gündeme getirirken, doların küresel çapta değer kazandığı görüldü. Dolar endeksi (DXY), mart ayını %2,33 oranında bir yükselişle 99,88 seviyesinden tamamladı.

 

10 yıllık uzun vadeli hazine tahvil faizi Mart ayında 342 baz puan artışla yüzde 33,52 seviyesinde, 2 yıllık kısa vadeli hazine tahvil faizi ise 739 baz puan artışla 43,92 seviyesine yükselerek ayı tamamladılar. Mart ayında öne çıkan gelişmeler; Hazine, Mart ayında gerçekleştirdiği 9 ihale ile 314,3 milyar TL ihale yoluyla iç borçlanma gerçekleştirdi. Yurt içinde TÜFE Şubat’ta aylık bazda %2,96 oranında yükselerek piyasa beklentileriyle paralel bir görünüm sundu (Mart Beklenti: %2,50). İSO Türkiye İmalat Sanayi PMI Şubat’ta 49,3 düzeyine yükseldi. Orta Doğu’daki gelişmeler brent petrol fiyatını 100 $ üzerine taşıdı. TCMB, yılın ikinci Para Politikası Kurulu toplantısında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını beklentiler paralelinde değiştirmeyerek %37 düzeyinde tuttu. Cari işlemler hesabı Ocak ayında 6,8 milyar USD ile piyasa beklentilerinin üzerinde açık verdi. TCMB tarafından yayımlanan Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mart ayı sonuçlarına göre, yılsonu enflasyon beklentileri 2026 için bir önceki ankete göre 1,27 puan artarak %25,38’e, 2027 için 0,31 puan yükselerek %18,71’e çıktı. Ocak’ta aylık bazda %2,8 gerileyen sanayi üretim endeksi yıllık bazda ise %1,8 geriledi. Fed 18 Mart’ta sona eren toplantısında politika faizini beklentiler doğrultusunda %3,5-%3,75 aralığında sabit bıraktı. Şubat ayında merkezi yönetim bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla %87,1 yükselerek 1,4 trilyon TL, bütçe harcamaları ise %28,6’lık bir artışla 1,3 trilyon TL oldu. Şubat 2025’te 310,1 milyar TL açık veren merkezi yönetim bütçesi bu yılın aynı ayında 24,4 milyar TL fazla verdi.

 

EURUSD paritesini teknik olarak ele aldığımızda; 1,1500 seviyesinin üzerinde seyrini korudukça yukarı yönlü eğimini sürdürmesi beklenebilir. Paritede 1,1550 üstünde seyirler sürüyor, yükselişin devamında 1,1572 - 1,1588 - 1,1605 - 1,1620 - 1,1644 ve 1,1660 - 1,1672 sırasıyla izlenecek direnç noktaları olarak bulunmaktadır. Bu dirençlerin üzerinde kapanışlar, yükselişin devamını destekleyebilir. Ancak belirtilen dirençler aşılamadığı sürece yükselişlere karşı temkinli yaklaşılmalı görüşündeyiz. Geri çekilmeler içinse 1,1550 desteğinin altında 1,1540 - 1,1522 - 1,1500 - 1,1482 - 1,1466 - 1,1450 ve 1,1430 - 1,1400 destek noktaları olarak izlenecektir. Nisan ayında Avrupa ve ABD Merkez Bankalarının faiz kararları, ABD ve Avrupa'dan veriler takip edilecek. Jeopolitik gelişmeler sürdüğü için yeni ayda da, haber akışları yine piyasaların seyri üzerinde etkili kalmaya devam edebilir.

 

Şubat ayı sonunda ABD – İsrail ile İran arasında başlayan savaş mart ayı boyunca devam etti. Bölgedeki enerji alt yapılarına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapanması başta petrol fiyatları olmak üzere enerji fiyatlarında ve de enerjiye bağlı ürünlerin fiyatlarında artışlara neden oldu. Küresel enflasyon endişelerini tetikleyen bu durum majör merkez bankalarının para politikalarında sıkı duruşu beraberinde getireceğine yönelik beklentileri ön plana çıkarken, mart ayında ons altın fiyatlarında satıcılı seyirler etkili oldu. Ay içerisinde 4.100$ seviyelerine kadar gerileyen ons altında mart ayının son haftasında tepki yükselişleri görüldü. FED Başkanı J. Powell, enerji fiyatları ile ilgili bekle-gör politikası içerisinde olduklarını bildirdi. Savaşın ne kadar süreceği ve de enerji fiyatlarının küresel enflasyon üzerindeki etkili altın fiyatlarında ana belirleyici konumunda diyebiliriz. Yeni ayda da savaş ve savaşa yönelik müzakere süreçleri ön planda olacak. Ons altın, bu sabah saat 08:00 itibariyle 4.675$ civarında hareket etmekte olup, teknik görünümde 4.724$ - 4.791$ - 4.845$ - 4.996$ ve 5.238$ seviyeleri direnç; 4.601$ - 4.530$ - 4.408$ - 4.420$ ve 4.351$ seviyeleri destek olarak izlenebilir.

 

Şubat ayı sonunda başlayan ABD – İsrail ile İran arasındaki savaş, petrol arz şoklarına neden oldu. Ay içerisinde Uluslararası Enerji Ajansı stratejik petrol stoklarını piyasaya sürdü. Sert yükselişlerin kaydedildiği brent petrolde stres devam etmekte olup, müzakere çabaları yakından takip edilmekte. Enerji alt yapılarına yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı’nın büyük ölçüde kapalı olması enerji fiyatlarında strese neden olmakta. ABD’nin kara harekâtı yapacağına yönelik haber akışları ve enerji altı yapılarına yönelik saldırıların fiyatlamalar üzerinde volatilite yarattığı süreçte diğer taraftan müzakere çabaları devam etmekte. İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın güvenceler sağlanırsa savaşı bitirmek için gerekli iradelerinin olduğunu bildirmesi müzakere kapılarının açık olduğuna işaret etse de sahada askeri hareketliliğin devam etmesi yakından izleniyor. Bir aydır savaşın devam ettiği Ortadoğu’da yeni ayda gözler bölgeye yönelik gelişmelerde olacak. Bu süreçte teknik seviyelerden ziyade haber akışlarının fiyatlamalar üzerindeki çift yönlü etkileri yakından izlenecek. Brent petrol, bu sabah saat 08:00 itibariyle 103,25$ civarında hareket etmekte.

İnternet sitemizde yapılan bu paylaşımlar, yalnızca bilgilendirme amaçlı olup herhangi bir şekilde yatırımcılara telkinde bulunma, yatırımcıları yönlendirme yahut yatırımcılara kar/zarar vaadi verme şeklinde yorumlanamaz.

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Nisan Ayının Hisseleri ve Beklentileri

Güncel Analizler

Güncel Analizler

İlginizi Çekebilecek Yazılar