Aylık Bülten

Gedik Yatırım Aylık Strateji Raporu: Mayıs 2026

Yayınlanma Tarihi: 04.05.2026

Küresel piyasalarda yön arayışı: Jeopolitik riskler ve enerji fiyatları temel belirleyici

Küresel piyasalarda son dönemde fiyatlamaların ana belirleyicisi olmayı sürdüren jeopolitik gelişmeler, yüksek oynaklık ve yön arayışını beraberinde getiriyor. ABD ile İran arasında devam eden ateşkese rağmen diplomasi kanalında anlamlı bir ilerleme kaydedilememesi ve tarafların temel başlıklarda uzlaşmadan uzak görünümü, risk algısının yüksek kalmasına neden oluyor. İran’ın nükleer başlıkların daha sonraki bir aşamada ele alınmasına yönelik talebi ABD tarafından kabul görmezken, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılabilmesi için ABD’nin İran’a yönelik ablukayı kaldırması gerektiğine yönelik mesajlar da karşılık bulmuş değil. Mevcut tabloda Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam etmesi ve ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasının sürmesi, jeopolitik risklerin gündemde kalmaya devam edeceğine işaret ediyor. Taraflardan gelen söylemler ve karşılıklı tehditler, jeopolitik tansiyonun yüksek kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılma kararı da enerji piyasalarında oynaklığı artıran başlıklar arasında yer aldı. Nitekim son günlerde petrol fiyatlarında yeniden sert yükselişler kaydedildi. Brent petrol fiyatı 110 doların üzerine kadar yükselerek arz yönlü endişelerin güçlü şekilde fiyatlandığını ortaya koydu. Mayıs ayının ilk gününde kademeli geri çekilmeler görülse de fiyatların psikolojik sınır olarak izlenen 100 doların üzerinde kalmaya devam etmesi, enerji piyasalarında yüksek seviyelerin korunduğunu gösteriyor. Petrol fiyatlarının yüksek seyri yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel enflasyon görünümü ve varlık fiyatlamaları üzerinde de belirleyici olmaya devam ediyor.

 

Önümüzdeki süreçte ABD – İran hattında diplomasi kanalı üzerinden gelebilecek haber akışları, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve enerji arzına ilişkin gelişmeler piyasaların ana yön belirleyicileri olacaktır. Ancak mevcut görünüm, kısa vadede jeopolitik risklerin kolaylıkla ortadan kalkmayacağına ve enerji fiyatlarının yüksek seyrini koruyabileceğine işaret ediyor. Ayrıca bölgedeki enerji altyapısında oluşan hasarın arz tarafında kalıcı etkiler yaratabileceği, bu nedenle olası bir normalleşme senaryosunda dahi petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelere hızlı bir şekilde dönmesinin zor olduğu değerlendirilmektedir. Enerji fiyatlarındaki yükselişe paralel olarak gübre ve gıda fiyatlarında gözlenen artışlar da küresel enflasyonist baskıları artıran bir diğer unsur olarak öne çıkıyor. Bu tablo, merkez bankalarının politika alanını daraltırken daha temkinli ve sıkı bir duruşun korunmasını gerektirebilir.

Küresel merkez bankaları temkinli duruşunu koruyor

Küresel piyasaların bir diğer önemli gündem maddesi de ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası ve yaklaşan başkanlık değişimi süreci oldu. Fed’in 29 Nisan Çarşamba günü sona eren toplantısında faizlerde beklentilerle uyumlu olarak bir değişikliğe gidilmedi ve politika faizi yüzde 3,50-3,75 bandında korundu. Fed'in son toplantısındaki tablo Orta Doğu'daki çatışmanın neden olduğu artan belirsizlik ortamında politika görünümüne ilişkin belirsizliğin arttığına işaret etti. Öte yandan Fed’de başkanlık değişimi süreci de yakından izleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın aday gösterdiği Kevin Warsh’ın Senato Bankacılık Komitesi’nden onay alması, yeni döneme ilişkin beklentileri öne çıkardı. Jerome Powell’ın görev süresinin 15 Mayıs’ta sona erecek olması ve sonrasında Warsh’un görevi devralması beklenirken, yeni dönemde verilecek mesajlar ve ilk toplantılarda ortaya konulacak politika çerçevesi piyasalar açısından belirleyici olacaktır. Nisan ayının son haftasında diğer önemli merkez bankalarının kararları da takip edildi. Salı günü Japonya Merkez Bankası’nın (BoJ), çarşamba günü Kanada Merkez Bankası’nın, perşembe günü de İngiltere Merkez Bankası (BoE) ile Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) toplantıları takip edildi. Fed’in dışında bu dört büyük merkez bankası da beklentiler dahilinde faiz oranlarında bir değişime gitmedi. Büyük merkez bankalarının kararları, küresel ölçekte para politikalarının senkronize şekilde temkinli kalmaya devam ettiği bir sürece işaret ediyor.

Yurt içi görünüm: Enflasyon ve para politikası beklentileri

Yurt içinde 4 Mayıs Pazartesi günü açıklanacak nisan ayı enflasyon verisi son derece kritik olacak. Piyasada aylık enflasyonun %3,2 civarında gerçekleşmesi beklenirken, bizim beklentimiz %3,6 seviyesinde bulunuyor. Açıklanacak verinin beklentilerin üzerinde gelmesi durumunda piyasalarda satış baskısı artış kaydedebilir. Mevcut görünüm altında yıl sonu enflasyonunun %28 – %29 bandında tamamlanabileceğini öngörüyoruz. Bu görünüm büyük ölçüde jeopolitik risklerin azalmasına ve enerji fiyatlarında normalleşmeye bağlı olacaktır. Aksi takdirde enerji ve gıda fiyatları kaynaklı yukarı yönlü riskler dezenflasyon sürecini yavaşlatabilir. Para politikası tarafında ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mevcut durumda üst bant üzerinden (%40) fonlama yaptığı görülüyor. Risklerin yatışması ve enflasyon görünümünde iyileşme sağlanması halinde yaz aylarında yeniden haftalık repo faizi (%37) üzerinden fonlamaya dönüş mümkün olabilir. Bu çerçevede yılın son çeyreğinde sınırlı ve kademeli faiz indirimleri gündeme gelebilir. Bu noktada 16 Mayıs’ta açıklanacak yılın ikinci Enflasyon Raporu, TCMB’nin güncel makro projeksiyonları ve politika duruşuna ilişkin vereceği mesajlar açısından kritik önem taşıyacaktır.

BIST100’de toparlanma çabası

Nisan ayının ilk yarısında toparlanma eğiliminin ve yükselişlerin gözlendiği BIST100 Endeksi’nde ayın ikinci yarısında ise dalgalı bir fiyatlama öne çıktı. Jeopolitik riskler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş aşağı yönlü risk faktörleri olarak izlenirken, 4 Mayıs Pazartesi günü açıklanacak nisan ayı enflasyon rakamları endeksin seyri üzerinde etkili olacaktır. BIST100 Endeksi nisan ayını %12,91 oranında bir yükselişle 14.443 puandan tamamladı. 5 ve 8 günlük kısa vadeli üssel ortalamaları (14.395 / 14.355) üzerinde tutunmanın önem taşıdığı endekste, yukarı yönlü denemelerde 14.500 – 14.550 aralığı ilk güçlü direnç bölgesidir. Bu bölge üzerinde tarihi zirvenin bulunduğu 14.622 seviyesi direnç olarak izlenecektir. 14.600 bölgesi üzerinde hacim destekli kapanışlar alınabilirse yükselişler yeniden ivme kazanabilir. Bu durumda 14.750 – 14.850 ve 15.000 seviyeleri direnç olarak izlenecektir. Psikolojik açıdan kritik öneme sahip 15.000 seviyesi üzerinde ise 15.300 – 15.500 aralığına doğru yükselişler gündeme gelebilir. Endekste olası düşüşlerde nisan ayı içerisinde güçlü bir destek olarak çalışan 5 ve 8 günlük ortalamalar yakından izlenecek olup, bu ortalamalar altındaki kapanışlarda düzeltme eğilimi etkisini sürdürebilir. Bu durumda 14.250 – 14.200 aralığı ile devamında 14.145 ve 14.000 seviyeleri destek olarak takip edilecektir. Psikolojik öneme sahip 14.000 seviyesinin kırılması halinde teknik oranında görünümdeki zayıflama derinleşebilir ve satış baskısı artış kaydedebilir. Bu senaryoda 13.850 – 13.720 aralığı ile birlikte, nisan ayındaki yükselişe çekilen fibonacci düzeltme seviyelerinin trend dönüş çizgisine denk gelen 13.610 bölgesine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

Piyasalarda Son Durum

ABD – İsrail ve İran arasındaki savaş hali mart ayında küresel piyasalarda ve Borsa İstanbul’da satıcılı bir seyri öne çıkarırken, nisan ayında piyasalarda toparlanma çabası takip edildi. Borsa İstanbul’da hisse/sektör bazlı ayrışmalarla birlikte nisan ayının ilk yarısında yükselişler kaydedilirken, ayın ikinci yarısı daha dalgalı bir seyirle tamamlandı. Bununla birlikte jeopolitik riskler gündemdeki yerini korumaya devam ederken, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir önemli bir risk faktörü olarak izleniyor.

 

BIST100 Endeksi, nisan ayını %12,91 oranında bir yükselişle 14.443 puandan tamamladı. Dolar/TL kuru nisan ayını %1,68 oranında bir yükselişle 45,1917 seviyesinden tamamladı. Dolar bazlı BIST-100 Endeksi, endeksteki güçlü toparlanmanın etkisiyle nisan ayını %11,05 oranında bir yükselişle 319,58 seviyesinden kapattı. Dolar bazlı endekste, 315,00 – 308,00 – 295,00 ve 200 günlük üssel ortalama (286,00) destek olarak, 322,00 – 325,60 – 330,00 – 332,10 ve 335,00 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. Yabancı takas oranı nisan ayında 0,33 puanlık bir düşüşle 35,23 seviyesine geriledi.

 

Yurt içinde 4 Mayıs’ta açıklanacak nisan ayı enflasyon verisi son derece önemli olacaktır. Piyasada aylık enflasyonun %3,2 civarında gerçekleşmesi beklenirken, Gedik Yatırım olarak bizim beklentimiz %3,6 seviyesinde bulunuyor. Aynı zamanda 16 Mayıs’ta açıklanacak yılın ikinci Enflasyon Raporu, TCMB’nin güncel makro projeksiyonları ve politika duruşuna ilişkin vereceği mesajlar açısından kritik önem taşıyacaktır. Hatırlanacağı üzere, TCMB mart ve nisan aylarındaki toplantılarında faiz oranlarında değişime gitmedi. TCMB mevcut durumda üst bant üzerinden (%40) piyasaları fonlamaya devam ederken, temkinli duruşunu sürdürüyor.

 

Dolar/TL kuru nisan ayını %1,68 oranında bir yükselişle 45,1917, Euro/TL kuru da %3,21 oranında bir yükselişle 53,0058 seviyesinden kapattı. Artan enerji maliyetlerinin küresel çapta enflasyonu artıracağı ve merkez bankalarının daha temkinli bir duruş ortaya koyacaklarına dair beklentilerle mart ayında küresel çapta değer kazanan doların, nisan ayında bu kazanımlarını geri verdiği takip edildi. Dolar endeksi (DXY), nisan ayını %1,59 oranında bir düşüşle 98,15 seviyesinden tamamladı.

 

10 yıllık uzun vadeli hazine tahvil faizi Nisan ayında 37 baz puan artışla yüzde 33,89 seviyesinde, 2 yıllık kısa vadeli hazine tahvil faizi ise 270 baz puan düşüşle 41,22 seviyesine gerileyerek ayı tamamladılar.

 

Nisan ayında öne çıkan gelişmeler; Hazine, Nisan ayında gerçekleştirdiği 9 ihale ile 408,3 milyar TL ihale yoluyla iç borçlanma gerçekleştirdi. Yurt içinde TÜFE Mart’ta aylık bazda %1,94 ile piyasa beklentisinin (%2,32) altında gerçekleşti. İstanbul Sanayi Odası Türkiye İmalat PMI Mart’ta 1,4 puan gerileyerek 47,9 ile son beş ayın en düşük seviyesinde gerçekleşti. Şubat ayında mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre sanayi üretimi aylık bazda %2,6 ile son 9 ayın en hızlı artışını kaydetti. TCMB Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre yılsonu enflasyon beklentisi Nisan’da bir önceki aya göre 2,15 puan artışla %27,53 seviyesine çıkarken, 2027 yılsonu enflasyon beklentisi 1,42 puan artışla %20,13 düzeyine yükseldi. Şubat ayında cari açık 7,5 milyar USD ile Nisan 2025’ten bu yana en yüksek seviyesinde gerçekleşti. Merkezi yönetim bütçesi Mart’ta 229,9 milyar TL açık verdi. Mevsimsellikten arındırılmış verilere göre ticaret satış hacim endeksi Şubat’ta aylık bazda %0,6 daralarak Ekim’den bu yana ilk kez geriledi. TCMB politika faizini %37 düzeyinde tuttu. S&P, Türkiye'nin kredi notunda ve not görünümünde değişiklik yapmadı. Dış ticaret açığı Mart’ta 11,2 milyar USD oldu. TÜİK tarafından yayımlanan verilere göre mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı Mart’ta 0,3 puan azalarak %8,1 oldu.

 

EURUSD paritesi nisan ayında 1,1506-1,1851 aralığında seyretti. Jeopolitik gelişmeler sebebiyle parite üzerinde de oynaklıklar yüksekti. Mayıs ayı içerisinde de, haber akışları önemli olacaktır. Parite için 1,1750 seviyesinin üzerinde kapanışların devamında 1,1786 - 1,1800 - 1,1818 izlenecek direnç noktaları olarak görülmektedir. Bu direnç noktalarının üzerinde kapanışlarda hareketin 1,1835 - 1,1850 dirençlerine doğru devamı beklenebilir. Paritenin 1,1850 üstünde kalıcılık sağlamaya başlamasıyla alımların hızlanabileceğini değerlendiriyoruz. Bu görülmedikçe yükselişlere karşı temkinli yaklaşılmalı.

 

Geri çekilmeler içinse 1,1720 - 1,1700 - 1,1677 - 1,1655 destek noktaları olarak izlenmektedir. Fibo seviyesine denk geldiği 1,1655 bölgesinin altında kapanışlarda aşağıda 1,1633 - 1,1600 destek noktaları olarak görülmektedir. Paritenin 1,1600 seviyesinin altına doğru kırılmasıyla aşağı yönlü baskının artmasına neden olabilir.

 

Ons altın, Şubat 2026 sonlarına doğru Ortadoğu’da patlak veren savaş sonrası genel görünümde satış baskısı içerisinde hareket etmekte. Başta petrol fiyatları olmak üzere enerji fiyatlarındaki artışın küresel enflasyon üzerindeki yarattığı olumsuz etki ve de majör merkez bankalarının sürecin devamı halinde para arzında sıkılaştırmaya gidebileceği endişeleri değerli madenlerde baskılanmayı getiren ana unsur olarak karşımıza çıkmakta. Nisan ayında ABD ile İran arasında geçici ateşkes açıklansa da sürecin sonuçsuz kalması, ABD’nin Hürmüz Boğazı ablukasını sürdürmesi ve de İran’ın boğazı kontrolü petrol fiyatlarını yüksek tutmaya devam ediyor.

 

İran, Hürmüz Boğazı için 12 maddelik planı ABD’ye sunarken, sürecin nasıl sonuçlanacağı fiyatlamaları da etkileyecek ana unsur olarak karşımıza çıkıyor. Haber akışlarının fiyatlamalar üzerinde etkili olduğu süreçte yatırımcıların çift yönlü volatiliteye karşı aktif işlem stratejisi önem kazanmış durumda. Ons altında teknik görünümde 4.660$ - 4.701$ - 4.743$ - 4.800$ ve 4.890$ seviyeleri direnç; 4.560$ - 4.510$ - 4.404$ ve 4.306$ seviyeleri destek olarak izlenebilir.

 

Nisan ayı petrol fiyatları için oldukça volatil bir ay oldu. Şubat 2026 sonu itibariyle Ortadoğu’da başlayan savaş petrol fiyatlarında sert yükselişlere neden olurken, savaşın 40. gününde 08 Nisan’da ABD ile İran arasında iki haftalık geçici ateşkesin imzalanması ile petrol fiyatları sert düşüş kaydetti. Ancak bu geçici ateşkes anlaşması sonuçsuz kalınca petrol fiyatları 20 Nisan’dan itibaren tekrar yükseliş eğiliminde girdi.

 

Bu dönemde İran’ın 17 Nisan’da Hürmüz Boğazı’nı ticari gemilere açması ile petrol fiyatlarında tekrar düşüşler ivme kazansa da boğazı tekrar kapatması ve sonrasındaki süreç stresi artırdı. Sonuç olarak ABD, Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukasını sürdürmekte. İran ise Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü elinde bulundurmakta. Bekleyişin hâkim olduğu bu süreçte İran, Hürmüz Boğazı ile ilgili 12 maddelik bir plan sunarken, ABD Başkanı D. Trump, planı inceleyeceğini bildirmekle birlikte, İran’ın yeteri kadar bedel ödemediğini belirtti.

 

Ayrıca nisan ayı sonlarına doğru BAE’nin OPEC ve OPEC + koalisyonundan ayrılması, petrol arz kontrolü açısından yatırımcılarda belirsizlik yarattı. Fiyatlamalar şu aşamada haber akışlarına çok duyarlı. Brent petrol, bu sabah saat 08:00 itibariyle 106,74$ civarında bulunuyor.

İnternet sitemizde yapılan bu paylaşımlar, yalnızca bilgilendirme amaçlı olup herhangi bir şekilde yatırımcılara telkinde bulunma, yatırımcıları yönlendirme yahut yatırımcılara kar/zarar vaadi verme şeklinde yorumlanamaz.

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Yeni Ayın Hisseleri & Beklentileri | Mayıs 2026

Güncel Analizler

Güncel Analizler

İlginizi Çekebilecek Yazılar