Aylık Bülten

Gedik Yatırım Aylık Strateji Raporu: Haziran 2026

Yayınlanma Tarihi: 02.06.2026

Jeopolitik gelişmeler fiyatlamaların ana belirleyicisi olmayı sürdürüyor

Küresel piyasalarda son dönemde fiyatlamaların ana belirleyicisi olmayı sürdüren jeopolitik gelişmeler, piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Özellikle ABD – İran hattında son haftalarda yoğunlaşan diplomasi trafiği ve beraberinde gelen haber akışları, piyasalarda iyimserlik ile temkinli görünüm arasında dalgalı bir fiyatlamanın yaşanmasına neden oluyor.

 

Geçen hafta sonu Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran petrol satışlarına yönelik bazı kısıtlamaların gevşetilmesi ve mevcut ateşkes sürecinin uzatılmasını içeren bir çerçeve anlaşmasına yakın olunduğuna yönelik haber akışları öne çıkmıştı. ABD yönetiminden yapılan açıklamalarda müzakerelerde önemli ilerleme sağlandığı ve anlaşmanın yakın olduğu yönünde değerlendirmeler gelirken, piyasalarda da buna bağlı olarak risk iştahının güç kazandığı görüldü. Petrol fiyatlarında geri çekilmeler yaşanırken, küresel hisse piyasalarında daha olumlu bir görünüm öne çıktı.

 

Ancak gelen son açıklamalar, taraflar arasında halen önemli görüş ayrılıklarının bulunduğunu ortaya koydu. İran tarafı ABD ile nihai bir anlaşmaya varıldığı yönündeki haberleri doğrulamazken, müzakerelerde kırmızı çizgilerinin korunmaya devam ettiğini vurguladı. Beyaz Saray ise Başkan Trump’ın yalnızca ABD’nin kırmızı çizgilerini karşılayan ve ABD açısından uygun görülen bir anlaşmayı kabul edeceğini belirtirken, Trump’ın müzakere heyetleri tarafından üzerinde uzlaşı sağlanan taslak metinde bazı değişiklikler talep ettiği yönündeki haberler dikkat çekti.

 

Özellikle İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının geleceği, nükleer faaliyetlere ilişkin güvenceler ve Hürmüz Boğazı’na yönelik düzenlemeler taraflar arasındaki temel anlaşmazlık başlıkları olmayı sürdürüyor. Trump’ın daha güçlü güvenceler ve daha net yükümlülükler talep ettiği, bu nedenle taslak metnin yeniden İran tarafına gönderildiği yönündeki haber akışları da müzakerelerin yeni bir aşamaya geçtiğine işaret ediyor. Bu durum, tarafların anlaşmaya tamamen uzak olmadığını ancak nihai mutabakata ulaşılması için kritik başlıklarda uzlaşının henüz sağlanamadığını gösteriyor.

 

Dolayısıyla son dönemde zaman zaman piyasalarda barış ve anlaşma beklentileriyle iyimserliğin güç kazandığı fiyatlamalar öne çıksa da, sonrasında gelen açıklamalar ve yeni şartlar bu iyimserliğin kısa sürede zayıflamasına neden olabiliyor. Bu nedenle önümüzdeki süreçte yalnızca söylemler değil, somut diplomatik adımların atılıp atılmayacağı da kritik önem taşıyacaktır.

 

Özellikle ABD – İran hattında tarafların uzlaşı sağlayabildiği ve jeopolitik risk algısını azaltacak somut gelişmelerin öne çıktığı bir senaryoda petrol fiyatlarında geri çekilmenin devam ettiği, küresel risk iştahının desteklendiği ve hisse piyasalarında daha olumlu fiyatlamaların görüldüğü bir süreç yaşanabilir. Buna karşın müzakerelerde yeni pürüzlerin ortaya çıkması, ateşkes sürecine ilişkin endişelerin yeniden artması ya da Hürmüz Boğazı’na yönelik risklerin gündemde kalması durumunda ise petrol fiyatlarında yukarı yönlü baskının yeniden güç kazandığı ve küresel risk iştahının zayıfladığı bir görünüm oluşabilir.

Küresel çapta enflasyon endişeleri gündemdeki yerini koruyor

Jeopolitik gelişmelerin yanında küresel çapta enflasyon endişeleri ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler de piyasaların yakın takibinde yer alıyor. Özellikle ABD ekonomisinde enflasyonun hedef seviyelere kıyasla yüksek seyrini koruması ve istihdam piyasasında belirgin bir zayıflamanın henüz görülmemesi, Fed’in sıkı para politikası duruşunu daha uzun süre koruyabileceğine yönelik beklentileri destekliyor.

 

Son dönemde açıklanan veriler, hizmet enflasyonundaki katılığın sürdüğüne ve iç talebin halen dirençli olduğuna işaret ederken; Fed üyelerinden gelen açıklamalarda da enflasyon görünümüne ilişkin temkinli duruşun korunduğu görülüyor. Avrupa tarafında ekonomik aktivitedeki zayıf görünüm sürerken, enerji fiyatlarına ilişkin belirsizlikler Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) politika alanını sınırlandırmaya devam ediyor.

 

İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) da benzer şekilde enflasyon görünümündeki riskler nedeniyle temkinli duruşunu koruduğu görülüyor. Genel görünüm itibarıyla küresel merkez bankalarının mevcut konjonktürde faiz indirimleri konusunda aceleci davranmak istemediği ve enflasyon görünümünde daha kalıcı iyileşmeye yönelik güçlü sinyaller görmek istediği anlaşılıyor.

 

Bu nedenle önümüzdeki süreçte hem jeopolitik gelişmeler hem de enerji fiyatlarının seyri küresel faiz beklentileri ve risk iştahı açısından belirleyici olmaya devam edecektir.

Yurt içinde enflasyon rakamları yakından izlenecek

Yurt içi piyasalarda yeni haftanın en önemli gündem maddelerinden birini 5 Haziran Cuma günü açıklanacak mayıs ayı enflasyon rakamları oluşturacaktır. Mayıs ayı TÜFE enflasyonu için piyasadaki medyan beklenti aylık %1,60, yıllık %32,49 seviyesinde bulunuyor. Aylık enflasyon tahminleri %1,21 ile %2,51 arasında değişirken, yıllık tahminler %32,05-%33,80 bandında şekilleniyor.

 

Bizim beklentimiz de Mayıs ayı TÜFE enflasyonunun medyan beklentiye yakın, aylık %1,55 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde (Nisan: %4,24). Bu da yıllık enflasyonun yaklaşık %32,4 seviyesinde yatay seyredebileceğine işaret ediyor.

 

Hatırlatmak gerekirse, Brent petrol fiyatlarının Nisan-Aralık döneminde ortalama 80$/varil civarına gerileyeceği (diğer emtia fiyatlarının da buna paralel hareket edeceği) varsayımı altında, yıl sonu TÜFE enflasyonu tahminimizi daha önce %25’ten %29’a revize etmiştik.

 

Brent petrol fiyatları bugün itibariyle yeniden 100$ seviyesinin altına gerilemiş olsa da, temel enflasyon eğilimi ve halen yüksek seyreden emtia fiyatları tahminimiz üzerinde yukarı yönlü risklerin sürdüğüne işaret ediyor. Bugünkü ortamda, yıl sonu enflasyonunun %30 seviyesine daha yakın gerçekleşmesi olasılığı bulunuyor.

BIST100’de zayıf görünüm

Kurban Bayramı Arifesi nedeniyle yarım gün işlem gören ve haftanın kalanın Kurban Bayramı tatili dolayısıyla işlem görmeyen BIST100 Endeksi, kısalan haftayı %1,05 oranında bir düşüşle 13.663 puandan tamamladı.

 

Bayram dönüşünde küresel çapta jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyri yakından izlenirken, aynı zamanda yurt içindeki gelişmeler endeksin seyri üzerinde etkili olacaktır.

 

BIST100 Endeksi’nde zayıf görünümün devam etmesi durumunda 13.600 ve 13.500 seviyeleri kısa vadeli destek noktaları olarak izlenecektir. 13.500 altındaki kapanışlarda 100 günlük üssel ortalama (13.394) destek olarak önem kazanacak olup, bu ortalama da kırılacak olursa 13.250 – 13.160 – 13.090 ve 13.000 seviyelerine doğru geri çekilmeler gündeme gelebilir.

 

Endekste petrol fiyatlarındaki gerilemenin de katkısıyla gözlenebilecek tepki alımlarında ise 13.760 - 13.840 – 13.920 ve 14.000 seviyeleri kısa vadeli direnç noktalarıdır. 14.000 üzerinde kalıcılık sağlanabilir ve kapanışlar alınabilirse toparlanma çabasının etkisini sürdürebileceği endekste, 14.105 – 14.210 – 14.260 – 14.340 ve 14.500 seviyeleri direnç konumunda bulunmaktadır.

hesap açmak çok kolay!

Hesabınızı dilediğiniz yerden dakikalar içinde açın, tüm yatırım işlemlerinizi kolayca gerçekleştirin.

Piyasalarda Son Durum

Jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyri küresel risk iştahı üzerinde etkili olmaya devam ederken, jeopolitik haber akışları ve küresel çapta artan enflasyon endişeleri piyasaların gündemindeki yerini koruyor. Nisan atındaki toparlanmanın ardından Borsa İstanbul’da dalgalı bir seyir izlendi. Mayıs ayının ilk yarısında yukarı yönlü seyirle birlikte tarihi zirvenin 15.205 puana taşındığı BIST100 Endeksi mayıs ayının ikinci yarısında satıcılı bir seyir kaydetti. BIST100 Endeksi, mayıs ayını %5,40 oranında bir düşüşle 13.663 puandan tamamladı.

 

Dolar/TL kuru nisan ayını %1,45 oranında bir yükselişle 45,8483 seviyesinden tamamladı. Dolar bazlı BIST-100 Endeksi, endeksteki düşüş ve kurdaki yükselişin etkisiyle mayıs ayını %6,83 oranında bir düşüşle 297,76 seviyesinden kapattı. Dolar bazlı endekste, 292,50 – 200 günlük üssel ortalama (290,45) - 285,65 – 278,00 ve 270,00 seviyeleri destek olarak, 300,00 – 305,90 – 310,00 – 317,00 – 325,00 ve 335, seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. Yabancı takas oranı mayıs ayında 1,21 puanlık bir düşüşle 34,02 seviyesine geriledi. Yurt içinde 5 Haziran’da açıklanacak mayıs ayı enflasyon verisi yakından takip edilecektir. Mayıs ayı TÜFE enflasyonu için piyasadaki medyan beklenti aylık %1,60, yıllık %32,49 seviyesinde bulunuyor. Bizim beklentimiz de TÜFE enflasyonunun medyan beklentiye yakın, aylık %1,55 seviyesinde gerçekleşmesi yönünde şekilleniyor.

 

TCMB mevcut durumda üst bant üzerinden (%40) piyasaları fonlamaya devam ederken, temkinli duruşunu sürdürüyor. Dolar/TL kuru mayıs ayını %1,45 oranında bir yükselişle 45,8483, Euro/TL kuru da %0,87 oranında bir yükselişle 53,4689 seviyesinden kapattı. Artan enerji maliyetlerinin küresel çapta enflasyonu artıracağı ve merkez bankalarının daha temkinli bir duruş ortaya koyacaklarına dair beklentilerle mart ayında küresel çapta değer kazanan doların, jeopolitik gelişmeler ve petrol fiyatlarında artan oynaklığa bağlı olarak mayıs ayında dalgalı bir seyir izlediği takip edildi. Dolar endeksi (DXY), mayıs ayını %0,81 oranında bir yükselişle 98,94 seviyesinden tamamladı. 10 yıllık uzun vadeli hazine tahvil faizi Mayıs ayında 176 baz puan artışla yüzde 35,65 seviyesinde, 2 yıllık kısa vadeli hazine tahvil faizi ise 252 baz puan artışla 43,74 seviyesine yükselerek ayı tamamladılar. Mayıs ayında öne çıkan gelişmeler;

 

Hazine, Mayıs ayında gerçekleştirdiği 9 ihale ile 349,2 milyar TL ihale yoluyla iç borçlanma gerçekleştirdi. Nisan’da TÜFE aylık bazda %4,18 ile piyasa beklentilerinin üzerinde artış kaydetti. Yıllık TÜFE enflasyonu da %32,37 seviyesine yükseldi. Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre sanayi üretim endeksi Mart’ta aylık bazda %0,8 oranında geriledi. İstanbul Sanayi Odası tarafından yayımlanan Türkiye imalat PMI verisi Nisan’da 45,7 ile Eylül 2024’ten bu yana en düşük düzeye geriledi.

Yılın ikinci Enflasyon Raporu’nda; 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla %16, %9 ve %8 düzeyindeki ara hedeflerini %24, %15 ve %9 seviyelerine yükselten TCMB, 2026 yılsonu için enflasyon tahmini ise %26 olarak ara hedeften farklı bir düzeyde açıkladı. Bu yılsonuna ilişkin enflasyon beklentisi Mayıs’ta bir önceki aya göre 1,41 puan artışla %28,94 seviyesine, 2027 yılsonu enflasyon beklentisi de 0,94 puan artışla %21,07 düzeyine yükseldi (Piyasa Katılımcıları Anketi). Yurt içinde Mart ayında cari işlemler hesabı 9,7 milyar USD açık vererek Ocak 2023’ten bu yana en yüksek seviyesinde gerçekleşti.

 

Nisan ayında merkezi yönetim bütçe gelirleri geçen yılın aynı ayına kıyasla %23,9 ile enflasyon oranının altında bir yükselişle 1,2 trilyon TL’ye ulaşırken, bütçe harcamaları yıllık bazda %34,7 artış kaydederek 1,5 trilyon TL oldu. Böylece, merkezi yönetim bütçe açığı Nisan ayında 338,7 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.Tüketici güven endeksi Mayıs’ta aylık bazda 0,3 puan artarak 85,8 düzeyine yükseldi. Kapasite kullanım oranı Mayıs’ta %74,1 oldu.EURUSD paritesi mayıs ayını 1,1797 ile 1,1576 aralığında dalgalanarak 1,1663 civarında tamamladı. Paritede Haziran 2025’den bu yana aylık grafikte yatay ve kararsız seyirlerin takip edildiğini görüyoruz.

 

Ortadoğu’da başlayan savaş sonrasında enerji fiyatlarındaki yükseliş küresel enflasyon endişelerini artırırken, son dönemde ABD ile İran arasındaki müzakerelerin yaratmış olduğu iyimserlik piyasalarda takip ediliyor. Bu süreçte ECB Başkanı C. Lagarde, yüzde 2’de olan fiyat istikrarına sahip olmak için gereken adımları atacaklarını bildirirken, FED’in yeni başkanı K. Warsh’ın ise nasıl bir politika ile devam edeceği yakından izlenecek. Şu aşamada haziran ayı içerisinde ECB ve FED’in faiz kararları piyasaların odağında seyredecek olup, alınacak kararlar ve verilecek mesajlar, ABD – İran arasındaki müzakereler kadar önemli olacak. EURUSD paritesi, bu sabah saat 08:00 itibariyle 1,1648 civarından işlem görmekte olup, teknik görünümde 1,1576 – 1,1506 – 1,1443 ve 1,1411 seviyeleri destek; 1,1797 – 1,1851 – 1,1929 ve 1,2082 seviyeleri direnç olarak takip edilebilir. Ons altın, mayıs ayını 4.773$ ile 4.366$ aralığında dalgalanarak 4.540$ civarında tamamladı.

 

Mayıs ayı ons altın açısından kararsız bir ay oldu. Ortadoğu’da müzakere süreci mayıs ayında da devam etti. Ay boyunca müzakerelerde sona yaklaşıldığına yönelik haber akışları takip edilse de ABD ile İran arasında nihai bir anlaşma sağlanamamış durumda. Mayıs ayında petrol fiyatları anlaşma ümidi ile 110$ seviyelerinden 91$ seviyelerine kadar gerilese de sürece yönelik belirsizliğin devam etmesi altın fiyatları üzerinde baskı oluşturmakta. Yüksek enerji fiyatları küresel enflasyon artışını tehdit ederken, büyüme görünümünü de bozmuş durumda. Bu sürecin nasıl ve ne zaman sonlanacağı önemli olup, majör merkez bankaları da bu süreçte nasıl pozisyonlanacağı piyasalarda yön konusunda belirsizliği azaltmaya yardımcı olacaktır. Yeni ayda da Hürmüz Boğazı üzerinde düğümlenen müzakere sürecini izlemeye devam edeceğiz.

 

Ons altın, bu sabah saat 08:00 itibariyle 4.514$ civarında hareket etmekte olup, teknik görünümde 4.595$ - 4.650$ - 4.726$ - 4.773$ ve 4.890$ seviyeleri direnç; 4.501$ - 4.453$ - 4.404$ - 4.366$ - 4.306$ ve 4.100$ seviyeleri destek olarak izlenebilir. Brent petrol mayıs ayını 113,60$ ile 89,70$ aralığında dalgalanarak 91,42$ civarından tamamladı. Mayıs ayı petrol fiyatlarında düşüş eğilimlerinin ağırlık kazandığı bir ay oldu. ABD ile İran arasında mayıs ayı boyunca devam eden müzakereler takip edilirken, nihai bir anlaşmaya varılmamasına rağmen görüşmelerin yapıcı ilerlediğine yönelik açıklamalar petrol fiyatlarını geriletti. Ortadoğu’da geniş çaplı savaşın yerini müzakerelere bırakması pozitif olarak takip edilse de Hürmüz Boğazı’nda düğümlenen müzakerelerin ne zaman ve nasıl sonuçlanacağı piyasaların odağında olacak.

 

Bu süreç çift yönlü sert fiyat hareketlerinin beraberinde getireceğinden yatırımcıların temkinli olmaları ve risk profillerine uygun aktif bir kâr al/zarar durdur stratejisine bağlı kalmaları önem arz etmektedir. Yeni ayda fiyatlamalara ABD – İran müzakereleri yön verecek olup, piyasalar bu sürece odaklanacaktır. Brent petrol, bu sabah saat 08:00 itibariyle 92,66$ civarından işlem görmektedir.

İnternet sitemizde yapılan bu paylaşımlar, yalnızca bilgilendirme amaçlı olup herhangi bir şekilde yatırımcılara telkinde bulunma, yatırımcıları yönlendirme yahut yatırımcılara kar/zarar vaadi verme şeklinde yorumlanamaz.

Youtube'da Gedik Yatırım

@GedikYatirim

Haziran Ayının Hisseleri ve Beklentileri

Güncel Analizler

Güncel Analizler

İlginizi Çekebilecek Yazılar