Küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler ve enerji fiyatları eylül ayı boyunca gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı. ABD ve İran arasında karşılıklı saldırıların yaşanması, Hürmüz Boğazı'ndaki ulaşımın aksaması ve tankerlere yönelik saldırıların yanı sıra Kızıldeniz'de Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları, enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı.
Eylül ayının özellikle ilk yarısında artan jeopolitik risklerle birlikte Brent petrol fiyatında 100 doların üzerindeki seviyeler test edilirken, enerji maliyetlerindeki yükseliş küresel enflasyon görünümüne ilişkin belirsizlikleri de artırdı. Bununla birlikte ayın son bölümünde ABD ile İran arasında diplomasi sürecinin yeniden gündeme gelmesi, jeopolitik risklere ilişkin beklentilerin kısmen yumuşamasını sağladı. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında ABD ve İran arasında yeniden temas kurulması ve iki ülke heyetleri arasında görüşmeler gerçekleştirilmesi, tarafların diplomasi seçeneğini yeniden değerlendirdiğine yönelik beklentileri güçlendirdi. Henüz somut bir ilerleme veya anlaşma ortaya çıkmamış olsa da, önceki döneme kıyasla diplomasi sürecinin yeniden başlaması piyasalar tarafından olumlu karşılandı.
Bu gelişmeyle birlikte Brent petrol 100 doların altına geriledi. Bununla birlikte bölgedeki belirsizliğin tamamen ortadan kalktığını söylemek için henüz erken. Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz'deki gelişmelerin devam etmesi, enerji arzına ilişkin risklerin canlı kalmasına neden oluyor. Bu nedenle ekim ayında ABD-İran arasındaki diplomasi sürecinin nasıl ilerleyeceği ve özellikle Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğinin normalleşmesine yönelik somut adımlar atılıp atılmayacağı, petrol fiyatlarının seyri açısından yakından takip edilecek. Diplomasi sürecinde ilerleme sağlanması ve enerji arzına ilişkin risklerin azalması küresel risk iştahını destekleyebilecekken, görüşmelerin sonuçsuz kalması veya bölgedeki gerilimin yeniden yükselmesi halinde petrol fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının tekrar güçlenmesi mümkün.
Yurt içinde eylül ayının ilk yarısında iki portföy yönetim şirketinin bazı fonlarında ortaya çıkan temerrüt durumları ve buna bağlı gelişmeler Borsa İstanbul'da satış baskısının artmasına neden oldu.
16 Eylül'de belirginleşen satışların ardından Finansal İstikrar Komitesi'nin toplanması, ek önlem adımlarının atılması ve SPK'nın toplam 131 fon için tasfiye kararı almasıyla birlikte süreç yakından takip edilmeye başlandı. Eylül ayının son bölümünde gerçekleştirilen eşgüdüm toplantısında tasfiye sürecinin koordinasyonuna yönelik adımların ele alınmasının yanı sıra, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. SPK'dan atılan son adımlarda, tasfiye sürecine ilişkin düzenlemeler ve tasfiye edilen fonlarda ara ödeme kararları da öne çıktı. Önümüzdeki süreçte de fon kaynaklı gelişmeler piyasaların ana gündeminde yer alacak ve tasfiye sürecine ilişkin gelişmeler yakından izlenecektir.
Piyasalarda kısa vadede oynaklığın yüksek seyretmeye devam edebileceğini düşünüyoruz. Buna karşılık, düzenlemelerin uygulanması ve belirsizliklerin azalmasıyla birlikte piyasa fiyatlamalarının daha sağlıklı bir zemine oturması beklenebilir. Fon kaynaklı gelişmelerin sindirilmesi ve piyasaların normalleşmesinin ardından özellikle likiditesi yüksek, finansal yapısı güçlü büyük ölçekli şirketlerin yatırımcılar açısından daha fazla öne çıkabileceğini değerlendiriyoruz. Makroekonomik tarafta ise 5 Ekim'de açıklanacak eylül ayı enflasyonu ve 22 Ekim'deki TCMB toplantısı piyasaların odağında olacak.
Piyasadaki medyan beklenti, TÜFE'nin eylülde aylık %2,21 artması yönündeyken, Gedik Yatırım olarak beklentimiz %2,60 seviyesinde bulunuyor. Piyasadaki genel değerlendirmeler TCMB'nin ekim ayında 100 baz puanlık faiz indirimiyle faiz indirim döngüsünü yeniden başlatabileceği yönünde şekillenirken, enflasyon verisinin özellikle alt kalemlerde ortaya koyacağı görünüm ve toplantıya kadarki gelişmeler TCMB'nin 22 Ekim'deki faiz kararı üzerinde belirleyici olacaktır.
Yasal Uyarı: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.